Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İkinci Uygur Devleti dönemi

Birinci Uygun devleti Kırgızlar tarafından yıkıldıktan sonra, Uygurlar’ın “pek mühim kısmı Orhun bölgesinden göç ederek Beş Balık-Koçu bölgesine gelen Uygurlar burada ikinci bir devlet kurdu.

Uygurlar’ın bu yeni yurtları yerleşik hayata çok daha müsait, verimli toprakları ihtiva ediyordu. İkinci olarak Çin ile Maveraun-nehr (Batı Türkistan) arasındaki ana ticaret yolları da Uygurlar’ın bu yeni yurtlarından geçiyordu.

Uygurlar arasında bu yeni yurtlarında Buda dini yayılmaya başladı. En sonunda onların çoğu adı geçen dini kabul etti. Budizm’in Beş Balık-Koçu bölgesinde daha 7. yüzyılın birinci yarısında ne kadar köklü bir şekilde yerleşmiş olduğu Hüen-Çang’ın sözlerinden açıkça anlaşılmakta idi.

Uygurlar bu yeni dinleri için mabetler ve manastırlar inşa etti. Sanskritçe’den pek çok dini eserler Türkçe’ye çevrildiği gibi, Çince’den de çeviriler yapıldı. Böylece Uygur Türkçesi ve bilhassa dini edebiyatı büyük bir gelişme gösterdi. Uygurlar Orhun alfabesini bu yeni yurtlarına da getirdiler ise de bir müddet sonra yerine Soğd Alfabesi’nden gelen yeni bir yazı kullandılar.

Bu yazı onlardan Kara Hanlılar’a, sonra da Moğollar’a geçti. Bu yazı ile birlikte Uygurca birçok kelime ve tabir Kara Hanlı Türkçesi ile Moğolca’ya girdi.”

(Faruk Sümer, Eski Türklerde Şehircilik, S.35)

(NOT: 2. Uygur Devleti M.S.840-1150’den sonraya kadardır.)