|
|
Uygurlar’ın kökeni nedir? “Uygurlar Hun Devleti’nin bocalama dönemlerinde Kuzeydoğu Asya’da Selenga Irmağı kıyılarında oturur. 418-512 yıllarına düşen bu dönemde Hunlar’a bağlıdırlar. Hunlar’ın çöküşü ile Juan-juanlar’a bağlanırlar. Beşinci yüzyılda Juan-juanlar’a karşı savaşarak güneyde küçük bir devlet kurarlar. Bu devletçik yarımyüzyıl kadar dayanır. Ardından bu topraklardan göçmek zorunda kalırlar. Yedinci yüzyılda ise Göktürk egemenliğine girerler. Nedir ki, Uygurlar bu kardeş boyun yönetiminden hoşnut görünmezler. Orhun Yazıtları’nda ilk kez, 717 yılındaki ayaklanmaları nedeniyle anılırlar. Nitekim Göktürk İmparatorluğu’nun çökmesinde çok önemli etkileri olur. Göktürkler’e karşı birçok kez savaştıktan sonra yıkmayı başarırlar. Uygurlar, 745 yılında birçok Türk boyunu birliklerine alarak Uygur Hanlığı’nı kurar. Başkentleri, Orhun Irmağı kıyısındaki Karabalsagun kentidir. Yayılmacılıkta oldukça gayretli yapıları vardır. Daha ilk kağanları döneminde Mançurya’yı topraklarına katarlar. Sınırlarını Altaylar’da Tiyenşan’da yaşayan Karluk topraklarına dek genişletirler. Başkentlerini Ordubalık’a taşırlar. Buradan Çinliler’le ilişkide bulunmak daha kolaydır. Tümbunlara karşın, Göktürkler’den aldıkları Turfan vahasının egemenliğini ancak yüz yıl ellerinde tutabilirler. Uygur Hanlığı, 840 yılında Kırgız baskısına dayanamayarak yıkılır. Uygur Hanlığı, çeşitli Türk boylarının birliğinden oluşur. Sözgelimi, Basmil ve Karluk birliğe bağlı uyruklardır. Göktürkler’e karşı, Uygurlar’ın yanında yer almışlardır. Çin kaynaklarına göre Uygur birliği Tölis halk kitlesinden türemiştir. Tolis halk kitlesi, Uygurlar’dan başka Sır-Tarduş, Tuba, Kurıkan, Teleng, Baku, Bayırku, Torna, Sığır, Aygır, Ediz, Kun boylarından oluşur. Uygur Hanlığı’nın çöküşünden sonra Uygurlar, göçebe geleneğine uygun olarak dağılmaya başlar. Çin kaynaklarına göre, bir kesimi Ansi ve Tibet’e göçer. Önemli bir bölümü ise Turfan çevresine yayılır. Uygur Hanlığı’nın kalıtına Turfan Uygurları sahip çıkacaktır. Doğu Türkistan’ın Hami ilinde yeni, bağımsız bir beylik kurarlar. Beylik, Hami’den Kaşgar’a dek uzanan alana yayılır. Bubirlik Moğol yayılmasına dek bağımsızlığını korur. Moğol akını karşısında İdikut Uygurları Moğol egemenliğini tanımak zorunda kalır. Turfan Uygurları’nın siyasal önemleri öyle eski Uygurlar’ın görkemli dönemleriyle boy ölçüşecek türden değildir. Nedir ki, onlar tarım Havzası’nın kendine özgü uygarlıklarını büyük bir tutkuyla benliklerine sindirmişlerdir. Orada yaşayan dinlere yürekten bağlanırlar. Sanatların, yazı bilgisinin, kitap basımının gayretli ve güçlü işçileri olurlar. Tüm bu özellikleri ile İç Asya’nın tartışmasız en uygar halklarından biri sayılırlar. Uygur adı, oununcu yüzyıldan başlayarak, etnik bir ad olmaktan çok siyasal bir anlam kazanır. Orhun bölgesinden gelen Uygurları olduğunca öbür Türk boylarını da kapsar. Sözcüğün anlamı için ileri sürülen savlardan ikisi akla yatkındır. Bunlardan birinciye göre, ‘oymak, baskı yapmak’ anlamındaki oy- eylemi ile –gur ekinden oluşur. Bir başka sava göre, Türkçe ‘akraba, yandaş’ anlamındaki uy sözcüğü ile –gur ekinden gelir. Çin kaynakları, Uygurlar’ın Asya Hunları’ndan geldiklerini bildirirler. Bir Uygur söylencesine göre, Uygurlar’ın atası, Hun hanının kızı ile bir kurttan türer.” (Fuat Bozkurt, Türklerin Dili, S.106) |