|
|
Uygurlar’da yaşam “Çin yazmaları, Uygur örgütlenme biçiminin Göktürk örgütlenme biçiminin aynısı olduğunu bildirir. Ata binme, ok-yay kullanmada usta, anlayışlı, doğru sözlü, namuslu Türk dil ve kültürüne bağlı, din ve inanç konusunda son derece hoşgörülü altın, gümüş,bakır eşya yapmakta becerikli insanlardır. Yü taşını işlemeyi çok iyi bilirler. En yoksulları bile etle yaşar. Topraklarında hububat yetiştirir, yalnız buğday bitmez. Soylular at eti yer. Halk ördek ve kaz etiyle yetinir. Ülke çok zengindir. Sansar, samur derisi, beyaz aba, işlemeli çiçekli kumaşlar pek boldur. Bu eşya o denli çoktur ki,başka ülkelere de yollarlar. Tüm ülkede Çin takvimi kullanılır. Toprak tanrınsa adadıkları kurbanı Çin yıl düzenine göre keserler. Gezmeyi çok severler. Ne zaman uzunca sürecek bir geziye çıkacak olsalar müzik gereçlerini yanına alırlar. Müziğe büyük tutkuları vardır. Aralarında düşün yaşamı yüksektir. Uygur Sarayında yerli ve yabancı tarihçiler, ozanlar, bilginler, müzikçiler, sanatçılar korunur. Han ailesinin ve soyluların çocuklarına özel öğretmenler ders verir. Kentlerde yaklaşık elli Budist tapınağı bulunur. Manastırlarda yığınla Budist kitap korunur. Turfan Uygurları inançlı Budistlerdir. İlkyazda topluluklar halinde çevredeki manastırlara akın ederler. Bu kutsal yerler kentlerden oldukça uzaktır. Ata binerler, ok ve yaylarını yanlarına alırlar. Kötü ruhlardan kurtulmak için eşya üzerine atışlar yaparlar.” (Fuat Bozkurt, Türklerin Dili, S.107) |