Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ötüken’in önemi nedir?

“Doğu Göktürk kağanları Orhun ırmağının kaynağına yakın yerdeki Ötüken yöresinde yaşıyorlardı. Burası anlaşıldığına göre, ormanlık, sulak, çayırlık, bir kelime ile hoş bir yöre idi. Bilge Kağan’ın Ötüken’i devlet idare etmek (ve hatta belki de tabii güzellikleri) bakımından en uygun yer  saydığını biliyoruz. Adı geçen kağan ‘budununa’ yani milletine öğütlerde bulunurken, ‘Ötüken ormanında oturursan ve kervan (arkış) gönderirsen hiç sıkıntın olmaz ve hakimiyeti (yahut devleti) ebediyyen elinde tutacaksın’ diyor. Yine diğer bir yerde Bilge Kağan ‘Türk kağanı Ötüken ormanında oturur ise ülkede sıkıntı (bun) olmaz’ diyerek Ötüken’in Türk Devleti ve Türk budunu için taşıdığı ehemmiyeti belirtiyor. Diğer bir yerde de Bilge Kağan ‘bunca yerlere ordu sevk ettim, Ötüken ormanından daha güzel bir yöre, ülkeyi idare edecek daha iyi bir yer görmedim’ diyor ve Ötüken’i ‘ıduk’ yani kutsal bir yer olarak vasıflandırıyor.

Orta Asya’nın en eski imparatorluğunu kurmuş olan Hunlar’ın devlet merkezlerinin de bu yörede olduğunu bildiğimiz gibi, Göktürk kağanlarının yerini almış olan Uygur kağanları ile bazı Moğol kaanları da Orhun yöresinde yani aynı yerde oturmuşlar ve hatta orada şehirler kurmuşlardır.

Bu vakıalar Bilge Kağan’ın Ötüken ile ilgili sözlerinde ne kadar haklı olduğunu açıkça meydana koyuyor. Çok doğuda oturan Moğollar’ın devlet merkezi olarak batıdaki Orhun bölgesini seçmeleri dikkate değer olup bunda, hemen her şeyde olduğu üzere Türk geleneklerinin tesiri belki söz konusu olmakla beraber, bu husus daha ziyade o yörenin stratejik ve ticaret bakımlarından taşıdığı ehemmiyet ve tabii güzelliği ile ilgilidir.”

(Faruk Sümer, Eski Türkler’de Şehircilik, S.2-3)