Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ebu Müslim Türk müdür?

“Abbasiler’in propagandalarını yapmak için şehirlere gönderilen bir misyoner olan Ebu Müslim hakkında fazla bilgi sahibi değiliz. Özellikle Orta Asya dünyasında bir efsane olmuştur, efsanesi Ön Asya’ya göç eden Türkler arasında da yaygınlaşmış ve Osmanlı İmparatorluğu’na kadar sürmüştür ayrıca daha az etkili olmakla birlikte İran dünyasında da ünü sürmüş, onunla ilgili her şey değiştirilmiş, şiirleştirilmiş ve efsaneleştirilmiştir. Onunla ilgili tarihi tek bir belgeye sahip değiliz; bu biraz da Charlemagne hakkında yalnızca halk ozanlarının manilerinden bilgi edinmeye benziyor.

Türk müdür? Öyle olduğu söyleniyor. Özbekler ve Türkmenler onun Türk olduğunu, Harezm ve Maveraünnehir Türkleri’ni Abbasi bayrağı altında birleştirdiğini ileri sürmektedir. M.Fuad Köprülü gibi bir üstat da buna inanmıştır; bunun nedeni belki de Türk dünyasının bu konudaki heyecanına kendini kaptırmış olmasıdır, ama bunun kanıtlayan belgeler çok zayıftır. Arap olduğu da söylenmektedir; o dönemde eğer Arap değilseniz çok başarılı olmanız hemen hemen imkansız gibidir.

Ebu Müslim’in peygamberin ailesinden geldiği öne sürülmüştür: Bu kabul edilebilir bir iddiadır. Ama yine hangi iddianın doğru olduğu açık değildir.

Ebu Müslim İslamiyet’i seçmiştir ya da yeni seçmiş birinin oğludur. Ailesi burada bulunduğu bir sırada Isfahan’da 718 ya da 719 yılında doğmuştur. Ailesi aslında Horasan’da, Merv’e komşu Mahan şehrinde yaşamaktadır; Isfahan’da belli bir süre bulunmuşlardır.

Mahan ileride Türkler için çok önemli bir şehir olacaktır, sonraki yüzyıllarda Selçuklular ve Osmanlılar bu şehrin ata şehirleri olduğunu iddia edeceklerdir. Ebu Müslim’in ailesi Mazdeizm temeli üzerine biraz İslam biraz Manicilik ekleyerek yeni bir mezhep oluşturan Mazdeistler’dir. Bu tür kaynaştırmacılık o dönemde oldukça yaygındır ve aşırı Şii ortamlarında uzun süre geçerliliğini koruyacaktır. Bu inançta ikiciliğin yanı sıra, tenasüh (ruh göçü) inancıyla, özellikle Türkler söz konusu olduğunda genelde Şamanlıktan geldiği düşünülen belirsiz köklere sahip bir çoktanrıcılıktan pek çok özellik taşıyan bir inancın birleştiğini görüyoruz.”

(Roux, Orta Asya, S.187)