|
|
|
|
Türkler’in çadırları
“...Arabaların
kullanılması keçe çadırdan yararlanılmasını ortadan kaldırmıyordu.
Dikdörtgen ya da kare tabanlı, kimi zaman hükümdarlarınkinde olduğu gibi,
tabanı daha geniş (Eftalit hükümdarının çadırının bir kenarı kırk
ayak boyundaydı) olan ve Türkçe’de ülke, konaklama yeri, kişinin üzerine
konutunu inşa ettiği toprak parçası anlamına gelen 'yurt'un kullanılmasını
ortadan kaldırmamıştı. Bu
anlam, eski Rus gezginlerinin yurt sözcüğünü yanlış kullanmaları
sonucunda ortaya çıkmıştır. Birbirine yan yana bağlanmış keçe kaplı,
esnek odunlardan yapılan yurt, yuvarlak tabanlı ve büyük bir çan biçimindeydi.
Üst ucunda bir duman deliği vardı. Çadırın ortasındaki ocakla, aşağıdan
açılıp kapanabilen bu delik, pekala bir küçük evren olan bu çadırın ana
eksenini oluşturuyordu. Bu üst delik, ateş söndürüldüğü ya da ateşin
muhafaza edilebilmesi için üzeri külle örtüldüğü zaman kapatılırdı.” (Roux,
Türkler’in Tarihi, S.88) |