|
|
|
|
Av
Türkler için neden önemliydi?
“Zar, aşık oyunu, bilmece, uçurtma, sürüp giden masallar ve “yarı yarıya yabanıl ama kulağa hoş gelen ve insanı neşelendiren” bazı gece ve gündüz eğlencelerinin dışında kalan, dinlendirici, eğlendirici ya da hoşça vakit geçirmeye yönelik etkinlikler sert nitelikliydi. Bunlar
her şeyden önce aşk, içki ve avdı. Av, savaşın yerini tutan bir etkinlik
sayılırdı ya da daha sonraki tarihten kalma bir metne göre, savaşı öğreten
en iyi etkinlikti. Türkler’in gözünde, savaşın anlamıyla avınki hemen
hemen birbirinin eşiydi ve genel kural olarak, erişkin sayılabilmek için nasıl
bir adam öldürmek gerekliyse, bir av başarısı da çok zaman bir adam öldürme
değerindeydi. Okla
avlanılır, ama kan akıtılarak yapılan av, avlanan hayvanın ruhunu gövdesinden
uzaklaştırması nedeniyle, o hayvan için, ayrıca öldürdüğü hayvanın
öç almak isteyebilmesi nedeniyle, avlayan insan için de tehlikeli olduğundan,
sürücüler tarafından sürülerek av alanına kapatılmış olan hayvanların
kırbaçlanması ya da tuzakla avlama yeğlenirdi.” (Roux,
Türkler’in Tarihi, S.105) |