Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Le’leşme nedir?

“Re’leşmeye koşutluk gösteren bir ses olayı ise le’leşme ya da öbür adıyla lamdasizmdir. Le’leşme olayında, Genel Türkçe’nin ş sesi Çuvaşca ve Moğolca’da l sesi ile karşılanır.

Türkçe            Çuvaşca        Moğolca

taş               çılagun          çul

tiş (diş)         şıl               

kış                xel

eşik              alak

yetmiş          sitmel

beş              pilek

Birtakım bilginler Altay dillerine yaşayan ve ölü dillerden başka kimi dilleri de katarlar. Bu dillere şöyle göz atabiliriz:

Sumerce: Sumerler, İsa’dan 3000 yıl önce Mezopotamya’nın Nippur (Nuffar) Urur gibi kentlerinde ve çevresinde yaşadı. Sayılarının üç milyon dolayında olduğu sanılır. Çağlarında yüksek bir uygarlık yaratmışlardı. Günümüzde Sumerce’nin kesin kişiliği bilinmez, belli bir kaynağa bağlanamaz. Fritz Hommel, Sumerce’yi Altay dilisayar ve 1915’te 200Sumerce sözcüğü Türkçe ile karşılaştırır. Bu 200 sözcüklük karşılaştırmanın birçok örneği akrabalığı kanıtlayacak ölçüde inandırıcı değildir. En ilginç benzer sözcükler şunlardır:

Sumerce        Eski Türkçe

ai                 ay ‘ay’

dingir            tengir ‘tanrı’

ab                eb ‘ev’

dağ              tag ‘dağ’

gus              üç ‘üç’

agar             ekin ‘ekin’

Prof. Dr. Osman Nedim Tuna, Sumerce ile Türkçe’yi karşılaştırdığı bir çalışmasında ses koşutlukları üzerinde durmuştur. Verdiği örnekler arasında kimi ilginç koşutluklar vardır:

- Sumerce d sesi Türkçe’de y sesi ile karşılanmakta ya da düşmektedir.

Sumerce        Türkçe

dar               yarmak

dip               yip ‘ip’

diğ               yağ

dugud ‘zor’     yoğun

- Sumerce’de baştaki g sesleri Türkçe’de ya düşer ya da y ünsüzü ile karşılanır:

Sumerce                   Türkçe

garin ‘ırmak’             ark

gaz                        ezmek

gid ‘sıkıştırmak’         itmek

Osman Nedim Tuna’nın 168 sözcükteki ses değişimi üzerine yaptığı incelemede ilginç koşutluklar vardır. Ancak, Osman Nedim Tuna da bu benzer sözcüklerin çok eski dönemdeki ödünçlemeye dayandığı görüşündedir. Başlangıçtan beri Sumerce ile Türkçe arasında kimi benzerliklerin bulunduğu bilinir. Ne ki, iki dil arasında korkunç bir zaman boşluğu vardır. Sumerler İsa’dan üç bin yıl önce yaşamışlardı. Türkler’den ilk yazılı belgeler İsa’dan sonra 7.-8. yüzyıllardan kalır. Arada dört bin yıllık bir zaman boşluğu vardır. Bu süreç içinde gelişen bir dilin öbür dille aynı değişim özellikleri bulundurması gerekir. Akrabalığın kesin biçimde kanıtlanabilmesi için dört bin yılı dolduracak belgelere gereksinim vardır. Yine de var olan örneklerden yola çıkarak, Sumerce’ye en yakın dilin Türkçe olduğunu söyleyebiliriz.”

(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.77)