Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Tatarca Y harfi sayfa 3

sayfa 2       sayfa 4

yodrıqlaw

yumruklamak, yumruk yapmak

yögänsez

başıboş

yögen

yular

yögenü

eğilmek

yögerek ayaqlı

ayağına çabuk, hızlı yürüyen

yögerek zihenle

çabuk anlayan

yögerep qaçu

koşup kaçmak, koşarak kaçmak

yögereş

koşu, yarış

yögereşçe

koşucu

yögereşü

koşuşmak

yögerü

koşmak

yögerüçe

koşucu

yoğıntı

etkime, nüfuz etme, etkileme, etkisini gösterme

yoğıntı yasu

etkimek, etkilemek, etkisini göstermek

yoğıntılı

etkili, etkin, etkileyici, sonuç getirici

yoğış

bulaşma

yoğışlı

bulaşıcı

yoğışsızlıq

bağışıklık

yoğu

bulaşmak

yök

yük

yök bulıp toru

yük olmak

yökläw

yüklemek

yökläw

yüklemek (birine, bir işi)

yökle

gebelik, hamilelik

yökle

yüklü (gebe), gebe, hamile

yola

gelenek, örf, töre, anane, görenek

yoldız

yıldız

yoldız atılu

kaymak (yıldız için)

yoldızça

küçük dişli

yoldızları turı kilü

yıldızları barışmak

yolım

fidye

yolqınğan tawıq kebek

yolunmuş tavuk gibi, kuşa dönmüş

yolqınu

yolunmak

yolqışlanu

arsızlaşmak, edepsizleşme

yolqışlıq

arsızlık, edepsizlik

yolqu

yolmak

yolu

yolmak, koparmak

yomarlam

yuvarlak, topak, yumru

yomarlaq

yuvarlak, topak, yumru

yomarlaw

yuvarlamak, yuvarlak yapmak

yomarlawıq

yuvarlak, topak, yumru

yomğaq

sonuç, netice

yomğaq

yumak

yomğaqlaw

sonuçlanmak

yomıçqa

yonga

yomıp qalu

göz yummak, gizlemek

yomıq

yumuk

yomıqí

suskun, sessiz

yomırqa

yumurta

yomırqa salu

yumurtlamak

yomış

görev

yomışçı

ulak

yomran

tarla sincabı

yomrı

yumru, yuvarlak, değirmi

yomrı başlı

sivri zeka

yomrı gäwdäle

dolgun, balık eti

yomşaq

yumuşak

yomşaq altın

iyi kalite deri

yomşaq baş

sünger beyinli, aptal

yomşaq küñelle

yumuşak gönüllü, yumuşak kalpli

yomşaqlıq kürsätü

yumuşak davranmak

yomşartqıç

yumuşatıcı

yomşartu

yumuşatmak

yomşaru

yumuşamak

yomşaw

yumuşamak

yomu

yummak

yon

yün

yonça

burun ve kulak kılı

yonçıtu

yorgun düşürmek

yonçu

yorulma, halsizleşme

yonçu

yorgun düşmek, halsizleşmek, güçten düşmek

yonçulı

yorgun, halsiz

yöntäs

kıllı (kişi)

yöntäslänü

kıllanmak

yoqı

uyku

yoqı bazarına kitü

uyumak

yoqı bülmäse

yatak odası

yoqı çülmäge

uykucu

yoqı qapçığı

uyku tulumu

yoqı qapçığı

uyku tulumu (mecaz), uykucu

yoqı tuydıru

uykusunu almak

yoqıçan

uykucu

yoqımsıraw

uyuklamak

yoqısızlıq

uykusuzluk

yoqlatqıç

uyutucu, uyku ilacı

yoqlatu

uyutmak

yoqlaw

uyumak

yoqtıru

bulaştırmak (hastalık)

yöräge basılu

yüreği serinlemek

yöräge boz

taş kalpli

yöräge yanu

içi yanmak

yörägenä kerü

canına değmek

yöräk

yürek, kalp

yöräk açısı

kalp ağrısı, gönül yarası

yöräk parä

yürekpare, ciğerpare

yöräkkäyem

canım, ciğerim

yöräkle

yürekli, cesur

yöräksez

yüreksiz, korkak

yöremtäl

yaygın, almış yürümüş

yöreş

yürüme, yürüyüş

yort

ev

yort

yurt, vatan

yort canlı

evine bağlı, evcil

yort-cirsez

yersiz yurtsuz

yortlaştıru

evcilleştirmek

yortlaşu

evcilleşmek

yorttuma

yerli (mal)

yörtü

yürütmek, gezdirmek

yörü

yürüme, yürüyüş

yörü

yürümek

yot

kıtlık, açlık

yotılu

yutulmak

yotım

yudum

yotımlaw

yudumlamak

yötkerek

aksırık

yötkerü

aksırmak

yotlıqu

yutkunmak

yotu

yutmak

yöz

satıh, yüzey, yüz

yöz

yüz (sayı)

yöz

yüz, beniz, çehre, sima

yozaq

kilit

yozaqlaw

kilitlemek, kitlemek

yozaqlı

kilitli, kitli

sayfa 2       sayfa 4