Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Tatarca T harfi sayfa 2

sayfa 1     sayfa 3

tärtiple

tertipli, düzenli

tärtipsez

tertipsiz, düzensiz

tärtipsezlek

tertipsizlik, düzensizlik

tartıq

sessiz (dilbilgisi), ünsüz (dilbilgisi)

tartış

tartışma, münakaşa, atışma

tartma

kutu, çekmece

tartu

sürümek, sürüklemek

tartu

tartı, çeker

tartu

tartmak, çekmek

taş

taş

taşbaqa

tosbağa, kaplumbağa

taşçı

taşçı, duvarcı

tasfix

tespih

taşınu

taşınmak

tä'sir

etki, tesir

tä'sir itü

etkilemek, etki etmek, tesir etmek

tä'sirle

etkili, etkin, tesirli

täşkil itü

teşkil etmek, oluşmak

taşlanu

bırakılmak, atılmak, fırlatılmak

taşlaw

bırakmak, atmak, fırlatmak

tasma

kurdele, şerit

tasma sualçan

şerit (biyoloji)

taşqın

taşkın, sel, su baskını

taşsın

heykel, yontu

tastımal

peçete, havlu

taşu

taşımak, nakletmek

taşu

taşmak

taşuçı

taşıyıcı, nakliyeci

täswir

tasvir, betim

täswirläw

tasvir etmek, betimlemek

tatar

Tatar

tatarça

Tatarca

tatlı

tatlı, lezzetli, leziz

tatlı

tatlı, pasta

taw

dağ

taw quışı

mağara

täwäkkäl

kararlı

täwbä

tevbe, tövbe

täwbä itü

tevbe etmek, tövbe etmek

täwğe

ilk, birinci

täwge bit

ilk sayfa, anasayfa, giriş sayfası

tawıq

tavuk

tawıq ite

tavuk eti

tawis

tavus, tavuskuşu

tawış

oy, rey

tawış

ses, gürültü, seda, sada, avaz

tawış birü

oy vermek

täwlek

gün

täwrät

Tevrat

täxarät

abdest, aptes, taharet

täxarätxanä

abdest, aptes, taharet

tay

tay

tayanıç

dayanak, destek, arka , arka çıkma, torpil

tayanıp

dayanarak, istinaden

tayanu

dayanmak

tayaq

dayak, çomak, sopa, değnek

tayatu

dayatmak

tayğalaq

kaygan

tayğaq

kaygan

tayu

kaymak (ayak vb.)

taz

kel

taza

gürbüz, salıklı, besili

taza

yalın, temiz, saf

tazartu

arıtmak, temizlemek

tazkirä

tezkere, tezkire

tazqara

akbaba

tegärmäç

tekerlek

tege

şu

tegeläy

şöyle

tegermän

değirmen

tegermän

değirmen

tegü

dikiş (nakış gibi)

tegü

dikmek

tegüçe

terzi, dikici, makastar

tekä

dikey, düşey, dikine, diklemesine

tekä

yalçın, sarp, çetin, yalman

tel

dil

tel baylığı

söz varlığı, söz dağarcığı, sözcük dağarcığı, kelime dağarcığı, kelime haznesi

tel beleme

dilbilimi, dilbilim, dilbilgisi

tel beleme

dilbilgisi

tel qağídäläre

dilbilgisi, dilbilim

teläk

dilek, istek, istem, özlem, amaç, gaye, arzu, talep

teläktäşlek

dayanışma, işbirliği

telämäwçe

isteksiz, gönülsüz

telänçe

dilenci

telänçek

dilenci

telänü

dilenmek

teläsä nindi

herhangi, herhangi bir

teläsä qaysı

herhangi, herhangi bir

teläw

dilemek, istemek, arzu etmek

teldän äytelgän

ağızdan çıkmış, sözel, ağızdan, sözlü

telem

dilim

telemläw

dilimlemek

telem-telem

dilim dilim

televizor

televizyon

telsez

dilsiz

telü

dilmek, dilimlemek

tema

konu, tema

teñkägä tiäw

canını sıkmak, musallat olmak, rahatsız etmek, sıkmak, taciz etmek, tedirgin etmek

teoretik

teorik, kuramsal, nazari

teräk

direk, dayak ,destek, dayanak, mesnet

teräleşkän

bitişik, bitişken

terälü

bitişmek

terätälü

bitiştirilmek

terätü

bitiştirmek

tere

diri, canlı, zinde, dinç

terekömeş

cıva

terelü

dirilmek, canlanmak, kendine gelmek, sağlığına kavuşmak

terkägeç

bağlaç

terkäleşkän

bitişik, bitişken

terkälü

bitişmek

terkäw

kaydetmek, tescil etmek

terkäw

kayıt, tescil

terlek

davar

terlek-tuar

davar

tersäk

dirsek

teş

diş

teş pastı

diş macunu

teşläw

ısırmak, dişlemek

tez

diz

tezäk

tezek, gübre

tezäw

dizmek

tezelü

dizilmek

tezlänü

diz çökmek

tezü

dizmek

tiäw

değmek

tibü

çarpmak (kalp)

tibü

tekme, vuruş

tibü

tepmek, tekmelemek, vurmak

tıçqan

sıçan, fare

tiderü

değdirmek

tien

kuruş, bozuk para

tien

sincap

tieş

gerek, -meli, -malı

tieşle

gerekli, lazım

tigez

denk, eşir

tigezlämä

denklem

tigezläw

denklemek, eşitlemek

tigezlek

denklik, eşitlik

tığılu

karışmak (birine, birşeye), müdahale etmek

tığınu

tıkınmak

tığıp quyu

tıkmak, sokmak

tığızlağıç

conta

tığu

tıkmak, sokmak

tik

tek, yalnız, yalnızca, salt, bir tek, sadece

tikle

dek, kadar, değin

tikşerü

araştırmak, kovuşturmak, soruşturmak, tahlil etmek, analiz etmek, incelemek

tikşerü

muayene

tikşerüçe

araştırıcı, araştırmacı, denetçi, denetleyici

tile

aptal, salak, ahmak, beyinsiz, moron, bön, budala, kafasız, alık

tile

deli, divane, zırdeli, çılgın

tilertü

delirtmek, çıldırmak

tilerü

delirmek, çıldırmak

tilgän

çaylak, acemi, toy

tılsım

büyü, tılsım, sihir, efsun

sayfa 1     sayfa 3