Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Tatarca S harfi sayfa 3

sayfa 2

şirkätçe

işadamı

şırpı

çırpı

şırpı

kibrit

sırt

sırt

sişämbe

salı

sitat

alıntı

sitat kiterü

alıntılamak, alıntı yapmak

sıtqı

sivilce

şiwä

şive, lehçe

sixer

sihir, büyü

sixerçe

sihirbaz, büyücü

sixerläw

büyülemek

sixerle

sihirli, büyülü

sizdermiçä

sezdirmeden, çaktırmadan, hissettirmeden, duyurmadan

sızdıru

çizdirmek

sizger

duyarlı, hassas

sızğıç

cetvel

sızğıru

ıslık

sızğıru

ıslık çalmak

sızım

çizim

sızıq

çizgi

sızlaw

sızı, ağrı, acı

sızlaw

sızlamak, ağrımak, acımak

sizü

sezi, sezgi, his, duygu, duyu

sizü

sezmek, hissetmek, duymak, duyumsamak

sızu

çizmek

şkaf

dolap

şobağa

kura

şobağa salu

kura çekmek

şöbhälänü

şüphelenme, kuşkulanma

şöbhäle

şüpheli, kuşkulu

şöhrät

şöhret, nam, ün, şan

söläw

söylemek, anlatmak

şölder

çıngırak

sölge

havlu

solı

yulaf

solıx

sulh, ateşkes

şomartu

cilalamak

soñ

geçe, geç, son

soñğa qalğan

sona kalmış, gecikmiş

söñge

süngü, mızrak

soñğı

sonuncu

soñınnan

ardından, arkasında, ardı sıra, peşinden

sönnätläw

sünnet etmek

şöpşä

arı

soqlanırlıq

taktire şayan, büyüleyici

soqlanu

büyülenmek, hayran kalmak, taktir etmek

sörän

alarm, siren

soraw

sormak, istemek (izin vb.)

soraw

soru, sorgu

soraw alu

sorgulama

soraw alu

sorgulamak

şörep

vida, cıvata

sörgen

sürgün

sörgengä cibärü

sürmek, sürgüne göndermek

sorı

sarı

sörtü

silmek

sörtü

sürtmek, sürmek

sörü

sürmek, sürgüne göndermek

sosqı

kürek

sosqıç

faraş

söt

süt

sotsiäl

sosyal, toplumsal, içtimai

söyäk

kemik

söyäk

zar, kemik (zar anlamında)

söyärkä

gözde, metres, oynaş

söyäw

sevmek

söyekle

sevgili, yar, canan

söyeneç

sevinç

söyenü

sevinmek

söykemle

sevimli, çekici, alımlı

söykemlek

sevimlilik, çekicilik, alım, alımlılık

söykemlelek

çekicilik, cazibe, alım

söykemsez

itici, alımsız

söykemsezlek

iticilik, alımsızlık

söyläp birü

beyan etmek, ortaya koymak

söyläşü

söyleşmek, bahsetmek, değinmek

söyläw

söylemek, anlatmak

söyrälüçe

sürüngen

söyräw

sürümek, sürüklemek

söyü

sevmek

sözäw

süzmek

sözü

süzmek

sportçı

sporcu

sroğı betkän

süresi geçmiş, zamanı geçmiş, tarihi geçmiş, hükümsüz, geçersiz

srok

süre, mehil, zaman

stabilsezlek

istikrarsızlık, kararsızlık, süreksizlik, oturmamışlar

stakan

bardak

stipendia

burs

ştukaturçı

sıvacı

ştukaturka

sıva

ştukaturka itü

sıvamak, sıva yapmak

su

su

su buyı

su kıyısı, sahil, kıyı, kumsal

su qıríı

kıyı, sahil

su saqlağıçı

su deposu, sarnıç

su sibü

sulamak

sualçan

solucan

suda batu

batmak, suya batmak, suda batmak

suğa çumaw

suya dalmak, dalmak

suğan

soğan

suğaru

sulamak, suvarmak, hayvanları suya götürmek, hayvanlara su vermek, su vermek

sügenü

sövgü, küfür

suğış

savaş, çarpışma

suğış qırı

savaş alanı, savaş meydanı

suğışçan

savaşkan

suğışu

savaşmak, çarpışmak

suğu

darbe, vuruş

suğu

vurmak, dövmek

sügü

sövmek, küfretmek

suıq

soğuk

suırıp alu

soğurmak, emmek, içine çekmek

suıru

soğurmak, emmek, içine çekmek

suıtqıç

soğutucu, buzdolabı

suıtu

soğutmak

sul

sol

şul

şu

sul qullı

solak

şul uq

aynı

sulağay

solak

sulaw

solumak, nefes almak

şulay

şöyle

şulay da

yine de

şulay uq

aynı şekilde

şulpa

çorba

sülpän

mıymıntı, uyuşuk

sum

ruble

şundí

böyle

şunduq

derhal, hemen, dakikasında

şunlıqtan

dolayısıyla, sebebiyle, nedeniyle

sünü

sönmek

suqır

kör

suqıraytu

körleştirmek, kör etmek

şura

şura (konsey, meclis, kurul anlamında)

sürän

uyuşuk, mıymıntı

sürät

suret, biçim, şekil, imge, görüntü

sürätläw

resmetmek, betimlemek, tasvir etmek

şürlek

raf

susaqlağıç

baraj,

şuşı

şu

sütü

sökmek

suyu

soymak, yüzmek

süz

söz, sözcük, kelime

süz baylığı

söz varlığı, kelime haznesi, söz dağarcığı, kelime dağarcığı

süz köräşterü

tartışma

süz köräşterü

tartışmak

süzçän

konuşkan, çenebaz, geveze

süzen bülderü

sözünü kesmek

suzılu

uzanmak, uzamak (süre vb.)

suzıq

sesli (dilbilgisi), ünlü (dilbilgisi)

suzıq awaz

sesli (dilbilgisi), ünlü (dilbilgisi)

süzlek

sözlük

süzsez

sessiz, sözsüz

suzu

uzatmak (süre vb.)

sayfa 2