Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Atatürk’ün büyük özlemi...

 “Saha lehçesi hakkında en büyük çalışmayı Eduard Karloviç Pekarskiy gerçekleştirmiştir. Hazırladığı ‘Saha Dili Sözlüğü’ne toplam 25 bin kelime alınmıştır. Bu kelimelerin anlamları verilirken sözlü gelenekte yaşayan folklora ait pek çok unsura yer verilmiştir. Sözlük, 1907-1930 yılları arasında toplam 13 cilt olarak basılmıştır.

Atatürk, Pekarskiy’in eserini inceledikten sonra eski Türk dilini, dinini, hayatını, kısacası kültürünü yansıtan bu eserin mutlaka Türkiye Türkçesi’ne çevrilmesi gerektiğini belirtmiştir.

(Notlar’dan: Sözlük Atatürk’ün emriyle 18 kişiden oluşan özel bir komisyonca Rusça’dan Türkiye Türkçesi’ne çevrilmiştir. Sekiz ayda çevirisi yapılan sözlük, daktilo edilerek müsvedde halinde 1937 yılında Atatürk’e sunulmuştur. 5.275 sayfadan (12 cilt) ibaret olan bu sözlüğü Atatürk, ayrıntılarıyla incelemiş, bazı sözlerin altını çizmiş, işaretler koymuş, basılmasının gerektiğini belirtmiştir. Sözlüğün 1.cildi 1945 yılında Ebuziya Matbaası’nda basılmışsa da (658 sayfa), o günden bu sonra konu hakkında yeni bir gelişme olmamıştır. Bu sözlük, Anıtkabir Müzesi Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi’nde mevcuttur.)

Türkçe’nin değişik özelliklerini yapısında barındıran Saha lehçesinin kelime hazinesi büyük çoğunlukla Türkçe kelimelerden oluşmakla beraber, bu lehçede Moğolca, Tunguzca, Samoyetçe ve Rusça kelimeler de bulunmaktadır.

Saha lehçesinin Türk dünyasını oluşturan diğer kavimlerce genel şekliyle anlaşılmamasının bir nedeni Sahalar’ın çok eski tarihlerde ana kitleden ayrılması ve bunun neticesi olarak sözlerinin ses değişimlerine uğraması, başka nedeni ise diğer milletlere ait sözlerin, Saha lehçesine girmesiyle ilgilidir.”

(Doç.Dr. Yuriy Vasiliev, Saha Halk Edebiyatı Örnekleri S.132)