|
|
|
|
Saha
inanışları Soba
dumanı göğe doğruca yükselirse, soğuk olur. Gece
don olursa, gündüz kar düşmez. Kışın
serçeler toplanıp kesintisiz cıvıldaşırsa, çok soğuk olur. Kedi
dürülüp uyursa soğuk olur. Köpek
yeşil otu kopararak yerse yağmur yağar. Konuşmayan
(küçük) çocuk eğilip bacaklarının arasından arkaya bakarsa uzaktan
misafir gelir. Yakın
yerde kuzgun bağırırsa, ava gidenler başarılı döner. Köpeğin
esnemesi iyi sayılmaz. Şamanın
eşyasına dokunan kişinin başı ağrır. Yaşlı
ağaca dokunulmaz. Ormanda
yüksek sesle konuşulmaz ayı duyar. Uzun,
sık saçlı kadın mutlu, seyrek saçlı kadın mutsuz olur. Gebe
kadına lota balığı yedirilmez, onun çocuğu lota balığı gibi ağır ve
uykucu olur. Yeni
doğurmuş kadının vücudu güçsüz olur, bunun için 40 gün başka aileye
gitmez, çocuğu hastalıklı, cılız olur. Yeni
doğurmuş kadın başka aileye giderse, ona önce ekmek parçası verilir ve
“fareni ye” denir. O zaman bodrumda bulunan süte fare toprak dökmez. Küçük
çocuğa şeytan dokunmasın diye, beşiğine ayının kurumuş pençesi asılır. İnsanın
kulağı sağır olunca ayının tabanını koyarlar. Çite
hayvanın boyun kemiği asılır, çünkü şeytan boyun kemiğinden korkar. Boğazı
ayı postundan çizme küçük çocuğa dikilip giydirilirse yılan
yaklaşmaz. Çocuk
sidiği damarın ayrılıp şiştiği yere sürülürse şişlik geçer. Çocuk
sidiği göz hastalıklarına faydalıdır. Korkan,
ağlayan, ürken çocuğun beşiğine dikenli ağacın dalı asılır. Dağ
sıçanının yağı öksürüğe, nezleye faydalıdır. Düşte
tahta sesi işitirsen ölüm anlamına gelir. Düşte
turna sesi işitirsen ölüm anlamına gelir. (Yuriy
Vasilyev, M.Fatih Kirişçioğlu, Gülsüm Killi, Saha (Yakut) Halk Edebiyatı
Örnekleri, S.83-84) |