Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kars’taki Masal Çalışmalarına Kısa Bir Bakış

“Asıl konumuz olan Kars’taki masal çalışmalarına gelince, bu konuda da ilk çalışmaların Pertev Naili Boratav tarafından yapıldığını görüyoruz. Boratav ve arkadaşları Kars’ta çeşitli folklor ürünleri derlemeye başlıyorlar. O zamanlar bir derleyici için çok önemli olan teyp bu derleyicilerin elinde mevcut olmadığı için, folklor ürünleri elle yazılarak kayda geçirilmişlerdir.

Bunu, derlenen metinlere ait tutulan listelerin karşılarında belirtilen sayfa sayısından kolayca anlamak mümkündür. Boratav, ub bölgeye gelişlerini ve daha çok Kars’ı tercih etmelerinin nedenini şöyle açıklıyor:

‘Bu yaz tatilinde 1939 ve 1940-41 yıllarında başladığım halk hikayeleri derlemesi işini devam ettirmek maksadıyla Doğu Anadolu bölgesinde bir araştırma yaptım... Halk hikayelerinin derlenmesinde bir yerde uzun kalmak zorunu göz önünde tutarak bir buçuk aylık zamanı halk hikayeleri için en elverişli yer olan kars’taki çalışmalara hasretmek gerekti.’

Burada yaptıkları çalışma boyunca, çevreye daha fazla yayılma ve malzeme derleme isteği gösteren Boratav ve arkadaşları, sadece halk hikayeleri, mahalli tabirle ‘Telli saz hikayeleri’ derlemekle yetinmişlerdir. Hikaye derlediği bu şahıslar arasında benim akrabam Sosgertli Aşık Mehmet Hicrani de vardır.

Halk hikayelerini derlerken, masal ve diğer folklor ürünlerinin derlenmesi işini Kars ve civarındaki amatörlere bırakmışlardır. Bölgede görevli, asıl mesleği öğretmenlik olan, derleme işlerini zevk için yapan bir grup öğretmen, masal derlemesi yaparak bunları Ankara’ya yani Boratav’a göndermişlerdir. Boratav bir makalesinde konuyla ilgili olarak açıklayıcı bilgi vermektedir. Cilavuz Köy Enstitüsü’nde görev yapan iki Türkçe öğretmeni ile tanışarak, bu masal derleme işini onlara bırakır.

Bu arada Ahmet Caferoğlu da Doğu İllerimiz Ağızlarından Derlemeler adlı eserini hazırlamıştır. Bu eserde bölgenin ağız özelliklerini tespit etmek için derlenen malzemeler arasında Kars’a ait masal sayısı çok azdır. Bu eser, 1942 yılında basılmıştır.

Daha sonraki yıllarda Kars bölgesinde yapılan bir grup çalışmasına şahit olmaktayız. Bu ekip, Prof. Dr. Selahattin Olcay başkanlığında, Dr. Ahmet Ercilasun, Dr.Ensar Arslan’dan kurulmuştur. Ekip Kars ilinin Arpaçay kazası sınırları içinde, Türkiye-SSCB sınırında yapılacak olan barajın sular altında bırakacağı 22 köyden, köy sakinleri dağılmadan folklor malzemeleri derlemek için çalışmalara başlar. Derlemelerini 900 ft.lik 27 banda kaydederek çalışmalarını tamamlar.

1965 yılında, Prof. Şükrü Elçin’in derleyip TFA’da yayımladığı Tepegöz’ün Posof Rivayeti’ni görüyoruz.

1972 yılında Prof. Selahattin Olcay başkanlığında Arpaçay’ın 22 köyünde derlemelerini tamamlayan ekip, buralardan derledikleri malzemeyi Arpaçay Köylerinden Derlemeler adı altında 1976 yılında neşretmişlerdir.

Arpaçay Köylerinden Derlemeler adlı eserde derlenen malzemeler hiçbir işleme tabi tutulmadan, bölgede konuşulan ağız özellikleri ile neşredilmiştir. Her folklor malzemesinin başına, masallar da dahil olmak üzere, malzemeyi verenin köyü, yaşı ve ismi açık olarak kaydedilmiştir. Eserdeki kayıtlara göre derlenen masalların köylere göre dağılımı şöyledir:

Kineği Köyü’nden (Bu köy benim annemin köyüdür) 8 masal, Aslanhane Köyü’nden 16, yılanlı Köyü’nden 5, Büyük Aküzüm Köyü’nden 5, Küçük Aküzüm Köyü’nden 8 masal derlenmiştir.
Bu çalışmanın sonunda 37 tanesi banda kaydedilmiştir. Bu masalların 25 tanesi bizim Kars ve çevresinden derlemiş olduğumuz masallar arasında varyantlarıyla mevcuttur. Eserdeki masal metinleri bölgenin konuştuğu ağız özellikleri ile basılmış olup, hepsi tam metin halindedir.

Bu arada, Ahmet Ercilasun’un doktora çalışması olarak üzerinde çalıştığı Kars Bölgesi Ağızları adlı esere bir göz atalım. Bu çalışma 1971 yılında tamamlanmış olup, henüz basılmamıştır. Bu çalışmada kullanılan folklor malzemesinin tamamı, bölgenin ağız özellikleri ile verilmiştir. Bu çalışmada, 28 masal, 2 uzun masal tekerlemesi, 8 tane de Terekeme fıkrası yer almaktadır.

Masallar ve fıkralar milletlerarası derleme kaidelerine sadık kalınarak derlenmiş her folklor malzemesinin başına, masallar ve fıkralar da dahil olmak üzere, derlenen şahsın adı, yaşı ve derlenen yer açıkça yazılmıştır. Masallar ve fıkralara AaTh tip numaraları konmamıştır. Bu eserde masallarımızın varyantlarını bulduk, bu varyantlardan masalların varyantlarını verdiğimiz listede bahsetmiş bulunmaktayız.

Kars masallarına, kars’ta yayımlanmakta olan Kars Eli dergisinde de rastlamaktayız. Kasımoğlu imzası ile yayımlanan Türkülü Fıkra adlı kısa masalı Kars Eli dergisinde görüyoruz. Yine Kars Eli dergisinde, Saim Sakaoğlu Gençlikte mi, İhtiyarlıkta mı adlı bir masal yayımlamıştır.

Daha sonra, Kamber Aray’ın Iğdır Masalları başlığı altında Kars Eli dergisinde sürekli olarak masal yayımladığına şahit oluyoruz. Kamber Aray, Kars Eli dergisinde 29 Iğdır masalı yayımlamıştır. Bu 29 masaldan 15 tanesi bizim Kars’ın çeşitli kaza ve köylerinden derlemiş olduğumuz masallar arasında mevcuttur. Bu masallardan, masal varyantlarını incelerken ayrıca bahsedeceğiz.

Bu masalları Kamber Aray 1968 yılında Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi’nden mezun olurken Iğdır kazasından derlemiş ve mezuniyet tezi olarak sunmuştur. Bu mezuniyet tezinde 31 masal mevcut olup, şimdiye kadar Kars Eli dergisinde 29 tanesi yayımlanmıştır.

Bu arada Nizamettin Onk da Iğdır’dan derlemiş olduğu Kelle Göz adlı masalı Kars Eli dergisinde yayımlamıştır.

Kars Masalları üzerine yapılan çalışmalardan bahsederken, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun olan öğrencilerin mezuniyet tezi olarak hazırlayıp sundukları Halk Edebiyatı ve Dil tezlerinden bahsetmeden geçemeyeceğiz. Bu tezler Kars’ın çeşitli kaza ve köylerinden derlenen çeşitli folklor malzemelerinden ibaret olup, masallara herhangi bir tip veya motif numarası verilmemiştir.

1967 yılında Atatürk Üniversitesi’nde ilk defa Asım Yardım, Kars masalları üzerine bir çalışma yapmıştır. Mezuniyet tezi olan Iğdır ve Havalisine Ait Bazı Hikaye ve Masallar adını taşıyan çalışmasında 20 masalı bir araya getirmiştir. Bölgenin ağız özellikleri ile derlenip yazıya geçirilmiş bu çalışmadaki masalların AaTh ve TTV tip numaraları yoktur. Masalları anlatan şahıslar hakkında derleme kaidelerine uygun notlar verilmiştir.

Yine 1968 yılında Ensar Aydın’ın Çıldır ve Arpaçay Terekemelerinin Halk Edebiyatı Örnekleri adlı mezuniyet tezi olarak hazırladığı çalışmada 3 masal mevcuttur ve bölgenin ağız özellikleri ile derlenmiştir. Masalları anlatanlar hakkında bilgi verilmiştir.

Asker Çağlar, 1968 yılında Iğdır ve Havalisine Ait Bazı Halk Hikayeleri adlı bitirme tezinde 9 masal derleyerek malzeme olarak kullanmıştır. Malzemeyi verenler hakkında gereken bilgi verilmiştir. Tip numaraları yoktur.

İlk defa Güner Sernikli’nin 1969 yılında mezuniyet tezi olarak hazırladığı Sarıkamış Masallarında Motif Araştırması adlı çalışmasında TTV’ye göre masallara tip numarası verilerek, masallar üzerinde motif araştırması yapmıştır. Bu çalışmada 7 masal yer almaktadır ve masallar derleme kurallarına uygun bir şekilde derlenmiştir.

1970 yılında  Süleyman Aydın’ın Kağızman Folkloru adıyla yapmış olduğu mezuniyet çalışmasını görüyoruz. Bu çalışmada 5 masal ve bir tane de uzun masal tekerlemesi vardır. Masalların tip numaraları yoktur, anlatanlar hakkında bilgi verilmiştir.

 Yine 1970 yılında masallarla ilgili bir başka çalışmayı daha görüyoruz. Turgut Öcal, Iğdır Folkloru ve Etnografyası başlığı altında mezuniyet tezi olarak hazırladığı bu çalışmasında 2 masal ve 11 fıkrayı derleyerek malzeme olarak kullanmıştır. Malzemeyi veren şahıslar hakkında yeterli bilgi verilmiştir.

Abdullah Adım da, 1970 yılında Tuzluca Folkloru adlı çalışmasını mezuniyet tezi olarak hazırlamıştır. Bu tezde 3 masal mevcuttur, tip numaraları yoktur, fakat anlatanlar hakkında gereken bilgi verilmiştir.

1971 yılında, Orhan Aras sadece masallara dayalı bir mezuniyet tezi hazırlamıştır. Iğdır Aras Boyu Halk Masalları adını taşıyan bu çalışmada 20 masal derlenerek bir araya getirilmiştir. Anlatıcılar hakkında gereken bilgi verilmiştir, tip numaraları yoktur.

Ensar Turan 1973 yılında Ardahan Folkloru ve Halk Edebiyatı adlı mezuniyet tezini hazırlarken kendi bölgesinden 7 masal derlemiştir. Bu çalışmada da diğer çalışmalarda olduğu gibi tip numarası yoktur.

İsmet Arpacı’nın 1975 yılında tamamladığı mezuniyet çalışmasında 7 masal vardır. Çalışmasını Sarıkamış Hikaye ve Masalları başlığı altında tamamlamıştır.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Halk Edebiyatı bitirme tezlerinin yanında, yine aynı fakültenin Dil Tezleri’nde de masallar malzeme olarak kullanılmıştır.

Mesut Aksoy, 1967 yılında yapmış Iğdır Şive ve Ağızlarından Derlenmiş Metinler adlı tezinde 2 masal kullanmıştır.

1968 yılında Hidayet Kumtepe, Iğdır Yöresi Azeri Ağzı adlı tezinde 2 masal kullanmıştır.

Daha sonra Abdullah Oktay, Kars, Tuzluca Ağzı üzerine yaptığı tezinde 4 masalı malzeme olarak kullanmıştır.

1970 yılında Tunver Demirel, Iğdır Azeri Ağzı adlı çalışmasında 4 masal kullanmıştır.

1970 yılında Sedat Yurtseven Hanak Türkmenleri Ağzı adlı tezinde bir masal kullanmıştır.

1971 yılında Sarıkamış Yöresi Yerli Ağzı konulu bir mezuniyet tezi hazırlayan Necati Demirel, bu çalışmasında 2 masal kullanmıştır.

Yine 1971 yılında Himmet Zor, Tuzluca Azeri Ağzı üzerine hazırlamış olduğu tezinde bir masal kullanmıştır.

Yener Kazak, 1972 yılında Kars Merkez Ağzı (Azeri Grubu) adlı tezinde 2 masal kullanmıştır.

1971 yılında Samet Ekinci Kars Terekeme Ağzı adlı çalışmasında bir masal kullanmıştır.

Namık Kemal Kaya, 1972 yılında bitirdiği Arpaçay Yerli Ağzı adlı çalışmasında bir masalı malzeme olarak kullanmıştır.

Buraya kadar bir tarih sırası içinde, Kars’ta yapılmış masal çalışmalarını veya derlenmiş masalların durumunu izah etmeye çalıştık. Fakat, bu kadar masal içinde tahlil ve tasnifi yapılmış masala rastlayamadık.

Hiç şüphesiz Kars ve civarına ait masallar bu kadar değildir. Biz bu mukayeseli çalışmamızda, tek başımıza 250’den fazla halk masalı derledik. Daha yüzlerce masalın derlenebileceği kanaatindeyiz. Masalları derlemek hiç şüphesiz zor ve zahmetli iştir. Masal derleyicisinin başına neler geleceğini önceden kestirmek mümkün değildir. Fakat, bütün bu güçlüklere rağmen derlenen masalları tasnif ve tahlile tabi tutmadan ortada bırakmak çekilen bütün zahmet ve zorlukların boşa gitmesi manasına gelir. Bir masalı derleyip bir köşeye koymakla masal çalışması yapılmıştır diyemeyiz.

Masallar derlendikten sonra, mutlaka milletlerarası tip ve motif kataloglarındaki yerleri bulunmalı ve gereken işlemler yapılmalıdır. Tip numarası olmayan masallar tespit edilmeli ve bu işin dünyaca ünlü uzmanlarından yardım istenerek bu masallara ilmi hüviyetleri kazandırılmalıdır.”

(Ahmet Ali Arslan, Kuzey-Doğu Anadolu (Kars) Türk ve Kuzey Britanya Halk Edebiyatlarında Masallar)