Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Dubolar’ın fakirleri kuş derisinden yapılmış elbise giyer...

(1860-70 arası) “Kuzeyde küçük göle, güneyde Uygurlar’a ve batıda Hakas’a kadar uzanan bölgede otururlar. Bunlar üç oymağa ayrılır ve her biri kabilenin en yaşlısı tarafından idare edilir; ottan yapılmış kulübelerde yaşarlar, ne hayvan beslemek ve ne de ekincilikle meşgul olmazlar; türlü kökler toplayarak bundan lapa hazırlarlar, balıkçılık yapar, kuş ve yabani hayvan avlayarak bunlarla beslenirler.

Samur ve geyik derisinden yapılmış kürkler giyerler, fakirleri ise kuş derisinden yapılmış elbise giyer. Düğünde zenginler at, fakirler ise geyik derisi veya kökler verir. Ölülerini tabuta koyarak dağ veya ağaç üzerine yerleştirirler.

Defin esnasında Tu-kiuler gibi ağlarlar. Fakat ceza veya ceza akçesi bilmezler. Yakalanan hırsız, çalınan eşyayı on misli fiyatıyla ödemeye mecburdur. 644’de onlar, Guliganlar’la aynı zamanda Çin Sarayı’na elçi gönderdiler. (Du-bo adı, Ruslar’ın 17. yüzyılda Soyon Dağları’nda rastladıkları Tuba veya orman Samoyedleri ile ilgili olsa gerektir. Burada şuna da işaret soylarıyla karışmaktan meydana gelen bütün Soyonlar’la Koybal soyları ve Karaorman Tatarları kendilerine Tuba derler, bütün bunlar Tubalar’ın eskiden daha büyük bir halk olduğunu göstermektedir.”

(W.Radloff, Sibirya’dan 1.Cilt, S.127)