|
|
|
|
Sarı
Su’daki ahali Ruslaşmış Kırgızlar’dı
“(19
Mayıs) (1860 yılı b.n.) Yolumuza ancak dün akşam saat 5’de devam
edebildik. İlk köyün adı sarasa (=Sarı Su) idi, Altayskoye’den ancak 8
verst (1.07 km. b.n.) uzaklıkta olan bu köye bir satte vardık. Daha
poskotina’da iken (hayvanların tarlaya varmasına mani olmak için köyün
etrafına kurulmuş çit) karşımıza birkaç atlı çıkarak, köy ihtiyarı (starşina)nın
evine kadar bize refakat etti. Burada
atlarımız da hazır duruyor, köyün halkı da toplanmıştı. Bunlar, hepsi
de vaftiz edilerek Ruslaşmış Kırgızlar’dan ibaret olup, Buhtarma’dan
buraya göçüp gelmişlerdi. Bura ahalisinin yüzleri de menşelerini hâlâ açık
olarak göstermekteydi. Onlar
da devlet köylüleri gibi vergi öder, fakat her türlü askeri hizmetten muaftır. Surasa
ahalisi oldukça iyi bir tesir bırakıyor, elbiseleri iyi ve temizdir, evleri
de umumiyetle muhkem olup hal ve vakitlerinin yerinde olduğunu gösteriyor. Bu
adamların esas meşgalesi ziraat ve arıcılıktır, bilhassa bu sonuncusuna önem
verilmekteydi.” (W.Radloff,
Sibirya’dan 1.Cilt, S.39) |