Türbeler
umut kapısı
Bakırköy'deki Zuhuratbaba Türbesi İstanbul'un en rağbet gören türbelerinin
başında yer alıyor. Bir dileğin kabul olması için "üç cuma üst üste gidilmesi"
inancı nedeniyle türbede cumaları ayrı bir kalabalık yaşanıyor. Ramazanın da
gelmesiyle bu kalabalığın arttığı görülüyor. Geçen hafta ramazanın ilk cuması
sokaklara taşan kalabalıkta, çeşitli isteklerle türbeye akın edenlerin yanı sıra
daha önce buraya gelip dilek dileyenler de vardı. Onlar da beraberlerinde
getirdikleri okunmuş şekerlerini avuç avuç diğer ziyaretçilere dağıtıyordu.
Ev, araba isteyen
Türbeye evlenmek niyetiyle gelen genç kızlar, kısmetleri açılsın diye ip
makaralarını çözüyor, kimi kilit ve anahtarlık getirip açıp kapatıyordu.
Türbenin kenarlarına araba ve ev isteyenler anahtar, para isteyenler ise cüzdan
bırakıyordu. Bu yıl farklı olarak hamile kadınlar türbeye erkek çocuk çamaşırı
da bıraktılar.
Kadınlar kadar olmasa da erkeklerin de ziyaret ettiği türbede, 5 kilo şeker
dağıtan emekli İrfan Dağdeli, sır gibi dileğini saklarken; türbenin başka bir
köşesinde sessizce dua eden ev hanımı Gülten Sivrikaya, evlenme yaşını geçen 30
yaşındaki kızını Zuhuratbaba sayesinde evlendirdiğini iddia ediyor, yeni bir
dilek için geldiğini söylüyordu. Türbenin çevresinde hayır yapmak için gelenler
de ekmek ve pide dağıtıyordu.
Yuşa Baba'ya bir iki...
Türbe kapısında servis şoförü İsa Oral sesleniyor: "Hadi, Yuşa
Hazretleri'ne, Beykoz'a türbelere bir iki...". 30 yıllık minibüsçü olan Oral,
"Bakırköy Kız Meslek Lisesi'ne servis yapıyorum. Boş saatlerde sadece cumaları
türbelere servis yapıyorum. Beykoz'daki Yuşa Hazretleri'nde bir saat kaldıktan
sonra, Uzun Evliya ve bunun gibi birkaç türbeye onar dakikalık ziyaretlerde
bulunuyoruz. Tüm bu türbe ziyaretinin bedeli ise 10 YTL" diyor.
Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır (İ.Ü. İlahiyat Fakültesi)
"Kabirler, ibret almak ve ölümü hatırlamak için ziyaret edilir. Büyüklerin
kabrini ziyaret ederken de hayatlarını düşünüp onları örnek almak gerekir. Ama
türbelerde yatan bir veliyi, bir din büyüğünü ziyaret ederken şunu düşünüyorlar:
'Allah bu sevgili kullarına bazı yetkiler, imkânlar, özellikler bahşetmiştir,
bizler günahkâr olduğumuz için doğrudan Allah'tan istemeye yüzümüz yok, belki
bunlar sayesinde Allah dileklerimizi kabul eder', zamanla bazı istekleri yerine
gelse o zatlardan bilirler. Bu tutum ve davranış doğru değildir."
Prof. Dr. İlyas Çelebi (M.Ü. İlahiyat Fakültesi)
"Türbelerden medet ummak mümkün değildir. Böyle bir şey İslam’a göre doğru
değil. Türbelere gidildiğinde insanlar eğer ölümü hatırlar ve kendine biraz
çekidüzen verirse anlamı vardır. Yoksa ölen kişinin dünyadan da haberi yoktur ve
onun dünyaya tasarruf edecek bir durumu da söz konusu değildir. Türbelere dileği
simgeleyen objeler bırakmanın ise dinle, İslam’la hiçbir alakası yok. Ölmüş bir
insanı 'yaşar gibi' düşünen kişi, onu sanki 'yarı kutsal bir güç' olarak telakki
ediyor, bu da dinde olmayan bir şey. Bu tür ziyaretlerin cehalet ve hurafe
yatağından farkı yok."
(Gülay Fırat, Milliyet gazetesi 11.10.2005)