Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yurt tutmak ve yerleşmek ne demektir?

“Karşılığı olarak da ordhulanmak, Türkler tarafından söylenmiyor değildi. Aslında sözün, en eski ve öz anlayışı da, bu olmalıydı.

‘Ordhulanıp yüksek tagıg oglak çatar,

Uygur, Tatın yufka alıp, yumgın satar!’

Yukarıdaki çok eski Türk şiiri, gerçi 11.yüzyılda derlenmiştir. Fakat bu eski Türk şiiri, üslûp ve mana bakımından, çok eski bir karakter taşıyordu. Belki de bir atasözü olarak, yüzlerce yıl öncesinden beri, halk arasında söylenip gelmişti. Şiir, dağ tepesinde ‘yurt tutmuş’, yani ordulanmış olan bir adamı anlatıyordu. Diyordu ki, ‘adam o dağın doruğuna yerleşti. Kendisi bir hayvancı ve çobandır. Oğlak ve kuzu gibi hayvanları yetiştirir ve toplar. Uygurlar ile Tatlar’dan birçok şeyleri ucuza alıp pahalı satar.’ Fakat adam, yüksek dağın doruğuna ordulanmış, yani orada ‘yurt tutmuş’ idi. Görüş ve bilgilerimize göre, onun hiç olmazsa bir Bey olması gerekmekteydi. Beyin dağın doruğuna, kendi oymağı ile birlikte konmuş olması gerekiyordu. Yoksa tek bir kişi için ordulanmak sözünü kullanmak, herhalde biraz fazlaydı.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş cilt 1, s.264-265)