Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Barçın sözcüğünü Türkler ne için kullanmışlardır?

“İpekli kumaş olarak, ‘barçın’ sözü, Türkler’de çok yaygındır. Fakat barçın sözü nedense Anadolu’da unutulmuştur. Yalnızca Anadolu’nun bazı yerlerinde, köy ve oba adı olarak kalmıştır. Ahmed Vefik Paşa bu Türkmen obalarının, nerelerde yaşadıklarını, kendi sözlüğünde belirtmiştir.

Bazılarına göre barçın deyişi Türkler’e, Latince braca sözünden gelmişti. Fakat her şeyden önce bu Latince sözün, Orta Asya’nın en uzak köşelerinde oturan Türk kavimlerine, hangi yol ile gitmiş olduğunu açıklamak gereklidir. Türkler ipekli kumaşların çoğuna, ‘Ay, çıhansu, kenzi, hulıng, lohtay’ gibi, Çince’den alınmış adlar vermekteydiler. Bizce barçın da, Çince’den alınmış bir söz olabilir.

Barçın Kaşgarlı Mahmud’un kitabında çok anılmıştı. Fakat aynı çağda yazılmış olan Kutadgu Bilig’de barçın sözü nedense yoktur. Ayrıca Uygur yazılarında da bu sözü görmüyoruz.

Bu da bize gösteriyor ki bu deyiş, Doğu Türkleri arasında pek fazla yayılmamıştı. Fakat Anadolu’ya yakın olan, 14.yüzyılda Mısır’daki Memlûk Devleti’nde, barçın deyişine çok sık rastlanıyordu. Nedense bu söz, Memlûk Devleti ile yakın bağları olan eski Anadolu’da ise görülmüyordu. Türk kültürünün bu konudaki gelişmesini açıklamak oldukça zordur.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 5, s.396)