Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Altunlu ağır bez ya da altınlı kumaş...

“Türkler, altın ile işlenmiş olan kumaşlar, yani brokard için, bir ‘altınlı’ tanıtması koymayı unutmuyordu. Örnek olarak eski Osmanlı kitaplarında, ‘altunlu ağır bez’ veya ‘benek altunlu câme’ gibi sözler, sık sık görülüyordu. Orta Asya Türkleri, Çin ipeklileri üzerinde görülen ‘ay şeklindeki süsler’ için ayçık derdi. Eğer bu motifler altın ile işlenmişse buna da, ‘ayçığı altun’ derdi. Bu kumaşlardan çoğu zaman bayrak yapılırdı.

‘Sırmalı kumaş’, daha çok Anadolu Türk kültür çevresinde söylenirdi... (Osmanlı’da, b.n.) Bu sırmaların yaldızlısına altın sırma; beyazına da gümüş sırma adı verilirdi. İpek teli üzerine yapılan sırmaya ise, kılabdan denirdi.

Redhouse, Osmanlılar’da taka ve supalu taka diye, bir brokard çeşidinin bulunduğunu da söyler. Çağatay Türk kültür çevresinde ise, Farslar’ın zerbeft dedikleri işlemeli ipek kumaşlar için söylenen ‘altın ve gümüşle süslenmiş ipekli kumaşlar’ için söylenen, geniş manalı bir söz idi. Kaşgarlı Mahmud bu konuda biraz bilgi vermektedir. Buna yeri geldikçe döneceğiz. Kumaşlar ve külahları, ‘altın pullarını ve kırıntılarını yapıştırma’ yoluyla yapılan süslemeleri ise, sırma işlerinden ayırmak gerekir. ‘Yapıştırma’ yoluyla yapılan altınlı süslemelere eski Türkler, burtele veya turtele derdi.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 5, s.395-396)