Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Türkler ketenin tohumu ve yağını biliyor muydu?

“...Çinliler keten ve kendiri, daha çok tohumları ve yağı için ekerlerdi. Bu sebeple Türkler’in, keten tohumu yağı ile ilgili bilgileri, çok erken çağlarda öğrenmiş olmaları gerekliydi.

Yitim’, herhalde Türkler’in keten tohumu için kullandıkları en eski sözlerden biriydi. Kaşgarlı Mahmud, bu söz için şöyle bir açıklamada bulunuyordu: ‘Yitim, susam tanesi gibidir. Fakat kırmızı olur. Yağı kandilde kullanılır.’ Çinliler de susam  tanesi ile keten veya kendir tohumunu, birbirine karıştırmışlardı. Bu sebeple B.Laufer bile, ünlü Sino-franica adlı eserinde bu bitkiler için, ‘Sesame and flax’ diye, birleşik bir başlık koymak zorunda kalmıştı...

Kuzeybatı Sibirya’daki Tobol Türkleri, kendire yitin, kendir tohumuna ise, yitin urlugu diyordu. Radloff, sözlüğünde bu sözün, yetin şeklinde söylendiğini de yazıyordu. Fakat nedense bu bölümde, herhangi bir örnek vermiyordu. Bu söz, Anadolu ve Kazan’daki citı ve çitine sözleri ile karşılaştırılmalıdır. Anadolu’daki Türkler, keten tohumuna genegerçek de derler. Bu yanlıştır. Genegerçek (Ricinus communis)tir.

Uygurlar’da, Çin tesiri, kum veya kuma sözlerinde görülür. Çünkü Çince’de Hu-ma, keten demektir. Uygurlar da keten tohumu yağına ‘kuma’ demişlerdi. Keten tohumuna ise Türkçe olarak kendir urugı derlerdi. Bunlar teknik sözlerdi.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, c.5, s.381)