|
|
Bir
Uygur hikayesinde yün, kendir, bez...! “
‘...Yün eğiriyor, kendir eğiriyor, bez örüyor,
karış(?) dokuyor ve yine diğer ustalar da, kendi kendilerine, kendi sanat işlerini
işliyorlar ve emek vererek, zahmet çekiyorlardı...’ Bu
örneği, ‘Prens Kalyanamakara ve Papamkara’ adlı Uygur hikayesinden aldık.
Açık olarak görülüyor ki Uygur Türkleri’nde, yün ile birlikte kendir de
eğriliyordu. Çünkü bu her iki madde de, elbise dokumalarında kullanılıyordu..
Bu çok değerli bilginin, eski Türkçesi ise şöyle idi: ‘Yung engirer, kentir engirer, boz butatıp, karış tokıyor, takı yime adruk uzlar, kentü kentü uz işin işleyür, adruk adruk emgek emgenür...’ Bu
vesikadaki yün ve kendir eğiren kişiler, ev kadınları değildi. Yün ve
kendir eğirip, bunlardan bez dokuyanlar, meslek sahibi ustalardı. Yani eski Türkçesi
ile kendir eğiren ‘uzlar’ idi. Hepsi de, ‘kentü
kentü uz işin işleyür’ idiler. Bu bilgiler o kadar kesin ve açıktır
ki, artık bizim ikinci bir açıklama yapmamıza, hiçbir neden yoktur. Bu
kadar eski bir çağa ait olan böyle eski bilgiler, kültür sahibi olan diğer
kavimlerin, pek azında görülür.” (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, c.5, s.376)
|