|
|
Saçı arkaya doğru uzatıp bırakmak Türkler’de çok yaygındı“Bilindiği
üzere Türkler’de saçı arkaya doğru uzatıp bırakmak, çok yaygın bir âdet
idi. Nitekim Dede Korkut kitabındaki şu cümle de, Türkler’in arkadan uzanıp
sarkan saçlara ne kadar değer verdiklerini gösteren ayrı bir vesika
olabilir. ‘Topuğında
sarmaşanda kara saçlum’. Topuğuna sarılan, sarmaşan saçlar! Bunu, Türk kavminin içten gelen duygularından başka, hiç kimse böyle derin ve güzel bir şekilde ifade edemez. Türkler’in, bir ‘saç uzunluğu ölçüsü’ de vardı: ‘Eski Türkler, saçların uzunluğunu, kulak, omuz, bel gibi yerlere kadar uzanmasına göre ölçerlerdi.’ Dede
Korkut güzel bir kadının saçlarını, topuğuna kadar sarkıtıyordu.
‘Anadolu’da ise uzun ve güzel bir saç için ölçü, yaygın olarak bel
idi.’ Saçı,
beline kadar uzanan bir kız! Bazen de, belin bir tane olmasına rağmen,
‘bellerine kadar’ uzanıyor da denirdi. ‘Kulağa, enseye, omuza, bele ve
topuğa kadar uzanan saç’ gibi ölçüler de, Türkler’in saç uzunluğunun
ölçüleri idi. Harezmşahlar
çağında, ‘Kulakka yeter saç’, ‘kulağa kadar gelen veya yetişen saç’
derlerdi. Bu deyişin Moğolca karşılığına ise, çikin, yani çin, omuz sözü
konmuştu. Halbuki aynı eserde, ‘omuza kadar sarkan saçlar’ için, şu
deyiş kullanılmıştır: ‘Eginge yeter saç’. Burada
egin, omuz manasınadır. Öyle anlaşılıyor ki, enseye kadar dökülen saçlar
için ise, ‘Kulak kaytar saç’, yani ‘kulağı dönen, aşan saç’ deyişleri
söyleniyordu. Bu eserin tercümesinde, ‘ensedeki saç yeri’ deniyorsa da,
saçı kulak ardına atmak manasına söylenmiş olması, daha doğru olabilir.
Selçuk çağının başlarında ‘arka saç’ için yaygın olarak
art saç
denirdi. ‘Birinci saçtan sonra, salıverilmiş ve arkaya bırakılmış saçlar’
için ise, ‘yetrüm saç’ deyişi söylenirdi. Buradaki yetrüm sözü,
yetmek kökünden geliyordu. Nitekim
aynı anlayışla, yetüt saç gibi, ikinci bir söz daha vardı. Sıkışmış
olan asker veya orduya, imdât veya takviye yetiştirme gibi işlere de, yetüt
denirdi. Yine
Selçuk çağının başlarında, ‘Erkeklerin uzun saçları’ için söylenmiş
bazı deyişlere de rastlamıyor değiliz. Yukarıda incelediğimiz sözler,
daha çok kadınlarla ilgili idi. Fakat aşağıdaki sözler için ise kaynağımız
bu sözün, bilhassa erkeklerle ilgili olduğunu açık olarak yazmaktaydı:
‘Salındı’ veya ‘sulundı saç’, ‘erkeğin arkaya doğru salıverdiği
saç’ demektir. Bu deyişin de, salınmak kökü ile ilgili olduğundan, hiçbir
şüphemiz yoktur. Erkeklerin
arkaya uzattıkları saçlar, geniş olarak örülürdü. Bu uzun saçların bir
bağ ile de bağlanmış olması, muhtemel görülmelidir. Nitekim böyle bir
‘saç bağı’ deyimini, Harezmşahlar çağına ait kaynaklarda görüyoruz.
Aslında
saç bağı, her kavmin kültüründe görülen normal ve gerekli bir şeydi.
Fakat bizim buradaki vazifemiz, Türk kültürüne ait her mevzuu, vesika ile
belgelemektir.” (Bahaeddin
Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 5, s.280-281) |