Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Saç renkleri ve Türkler...

“Renkler, Türk kültüründe çok geniş ve mühim bir yer tutar. Bu sebeple, Türk renklerinin derinliklerine ve ayırmalarına inmek, hem konumuzu uzatır ve hem de bizi amacımızın dışına itmiş olur.

Kara saç, Türklerin başta gelen bir hususiyeti idi. Nitekim Oğuz Kağan Destanı’nın başında da ‘Saçları kaşları kara irdiler’ diye söze başlanıyordu. Vaktiyle Dede Korkut kitabının Sayın Orhan Şaik Gökyay’ın eski yayınından derlediğim, Türkler’in kara saçlarına ait bazı bölümleri burada vermeyi faydalı görüyoruz.

Kargu gibi kara saçını yoldı’.

Kargu gibi kara saçun uzanur gördüm, uzanuban yüzümü örter gördüm (S.15).’

Yüzüni kara saç örtmeseyidi, ağam Beğrek deyeyidüm (S.39).’

Kurumsı kırk tutam kara saçlum (S.76).’

Eski Türkler’de ‘kumral saç’ için daha çok ‘arsal saç’ deyişini kullanırlardı. Bu daha çok, kızıla çalar bir saç çeşididir. Türkçe’deki arslan sözü de, buradan gelmiştir. Renk benzeştirmesi yoluyla eski Türkler’de bu renge, arsıl, arsıg da denirdi. Buna çalan at renklerine ise, kongur adı verilirdi. Anadolu’da da bu renklere, konur, koğur dendiğini görüyoruz. Türkler’de ‘ağ ve gök saçlar’ için söylenmiş olan sözler, daha çok manevi anlamda söylenmişti.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, c.5, s.277)