|
|
Eski Türkler’de düz ve kıvırcık saçların da çeşitleri
vardı... “Türkler’de kıvırcık saçlara fazla rastlanmazdı.
Bununla beraber Selçuk çağının başlarına ait kaynaklarda, bu çeşit saçlara
ait bazı sözler de görmüyor değiliz. Kıvırcık saç için eski Türkler
‘boğmak’ kökünden gelen ‘boğurda saç’
derlerdi. Bazı saçlar doğuştan ve bazıları ise sonradan,
herhangi bir sebeple, kıvrılmış olabilirlerdi. Bu çeşit kıvırcık saçlara
Ortaçağ Mısır Türkleri’nde ayrı bir deyimle kıvraktur adı verilirdi. Bu deyiş, saçları kıvrılmış olan kişiler için söylenirdi.
Anadolu’dan söz derleyiciler ile Türk Dil Kurumu’nun söz derleme anlayışı
oldukça gariptir. Derleme ve Tarama Sözlüklerine bakılınca, sanki Anadolu
Türkleri kıvırcık sözünü bilmiyormuş gibi, herhangi bir kanaata varılması
işten değildir. En değerli kültür sözleri bile, bilinen sözler diye bu sözlüklere
alınmamıştır. Düz saçlar ise, Selçuk çağının başlarında, belki
de su sözü ile ilgili olarak suvlang
adı ile adlandırılıyordu. Çünkü suvlanmak sözü, sulanmak anlamına
geliyordu. Dalgalı saçlar da deniz veya ırmak dalgalarına benzetiliyordu.
Uygur yazısı ile yazılmış Oğuz Kağan Destanı’nda, Oğuz Kağan’ın
aldığı kızın saçlarından söz açılırken şöyle deniyordu: ‘Anıng
saçı, müren osugı deg’, yani ‘Onun saçları ırmak (veya deniz) dalgası
gibi idi’. Sığanmış saçlar da düzleşmiş olur ve kabarıklıkları
gitmiş olurdu. Bunun için olacak ki, Selçuk çağı başlarındaki Türkler,
sığanmış saçlara ‘sığan saç’ derdi.” (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, c.5, s.276) |