Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

“Kalın kıldı saçını” tümcesinin anlamı ve Türk saçlarının şekilleri...

“Yazılı Türk kaynaklarında saçlar, başlıca ‘kalın ve kısa saç’ olmak üzere iki bölüm içinde anlatılmaktadır. Mesela, Harezmşahlar çağında kalın saçlar için, ‘kalın kıldı saçını’ diyorlardı. Buradaki saçı kalın kılmak, deyimi daha çok, başta fazla saç bırakmak anlamına geliyordu.

Öyle anlaşılıyor ki bu çağda kısa saç, Türkler için biraz garip ve biraz da yabancı görülüyordu. Kısa saç daha çok Budistler ile hacca giden hacılar tarafından tercih ediliyordu. Nitekim yine aynı kaynakta şöyle deniyordu: Kıska kıldı hacılar saçlarını, yani ‘Hacılar saçlarını kısa yaptılar veya kestiler.’

Gür saçlar ile uzun saçlar arasındaki farkı da burada birbirinden ayırmak gerekir. Eski Türkler gür saç ile gür ağaçlar için yaygın olarak köp sözünü kullanırdı. Aslında köp, çok anlamına gelen bir sözdür. Anadolu’da kabarık saç’a veya saçlılara ise tülüş derler.

Dede Korkut’taki tülü kuş deyiminin de bununla bir ilgisi olsa gerekti.

Bazı saçlar ise, baskı ve tarak tutmaz. Bu sebeple de yayılırlar. Harezmşahlar çağında bu çeşit yayılan ve düz durmayan saçlara ‘yayılgan saç’ derlerdi. Saçın yayılması da, ‘yayıldı saç’, yani ‘saç yayıldı’ sözü ile anlatılırdı.

Selçuk çağının başlarında saçların ‘keçeleşmesi’, ‘saç yabaku boldı’ sözü ile anlatılırdı. ‘Saç yapağı oldu’ deyişi, bizim için de yabancı ve yadırganabilecek bir söz değildir. Anadolu’da da kabarık saçlara yapalak, dökülenlere ise yapık derler. Gerçi kökleri bakımından, bu sözlerle ‘yapağı’ arasında bir ilgi varsa da, manaları ayrıdır.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, c.5, s.275)