|
|
Gön ya da kön deri mi demektir? “Gön 7e Türk kültürünün en eski hatıralarından
biridir. 11. yüzyıldan önceki Türkler’de, kön sözünün iki manası vardı:
1) Geniş olarak deri ve meşin, 2) At derisi. Örnek olarak ‘deve derisi veya
gönü’ demek için, ‘teve köni’ diyorlardı. Şunu unutmayalım ki, gön, kön daha çok tabaklanmış
bir deri idi. 11. yüzyıl Türklerinde ‘O gönden kayış yaptı’ manası,
‘Ol könüg kadhışladı’ sözü ile karşılanıyordu. Kön sözü,
sonraki çağlarda da devam edegelmiştir. Örnek olarak Harezmşahlar Türk kültür çevresinde,
‘siyaha boyanmış deri veya gön’ için,
kara kön diyorlardı. Eski
Anadolu ve Osmanlı kültür çevresine gelince, gön sözünün manası biraz
daha değişiyordu. Gerçi Tarama Sözlüğü, eski Anadolu kaynaklarında gön
sözü ‘ham deri’ manasına gelir diyorsa da, durum pek de öyle görünmemektedir. Çünkü verilen örneklerde, ham gön, yaş gön ve hatta
iyilenmiş gön, yani ‘tabak edilmiş gön’ deyişleri bile görülmektedir.
Bununla beraber Asım Efendi, bu konuda da yine en iyi kılavuzumuzdur. Arapça
bir sözü açıklarken ‘Palamut ve debâğat olunmuş deri hakkındadır, Türkçe’de
gön dedikleri’ diye açıklamada bulunmaktadır. Bundan anlaşılıyor ki, Osmanlı çağındaki
Anadolu’da da, ancak tabaklanmış deriye, gön deniyordu. Fakata meselelerin
derinlerine giremeyen bazı diğer sözlük yazanlar ise, ‘gön adı verilen işlenmemiş
deri’ demek yoluyla, çelişmeye düşüyorlardı.” (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 1, s.164) |