|
|
Türkler’de on iki ve on yedi sayısının önemi nedir? “...’Temim ibn Bahr) Dokuz-Oğuzların hükümdarına
(giderken), onu hemen şehrinin yakınında kamp kurmuş olarak buldu. O, (Uygur
hükümdarının) çadırının etrafındaki ordusu hakkında tahminde
bulunarak, -günahı başkasının olsun-, 12.000 kişi olduğunu söyledi. Ona göre, (bunun dışında?) 17 reisleri daha vardır.
Bunların her biri de 13.000 askere sahiptir. Bu her iki reis (?) arasında da
ayrıca yine askerlerle çadırlar bulunur. Reisler (bu irtibat kıtaları) ile,
birbirlerine askerlerden meydana gelmiş bir daire şeklinde birleşirler. Bu daire içinde, ordunun içine doğru açılan, kapı büyüklüğünde
dört açıklık vardır. O diyor ki, hükümdarın bütün hayvanları ile
ordunun otlağı, hükümdarın çadırları ile reislerin işgal ettikleri
yerlerin arasında kalırdı. Hiçbir hayvan, askerlerin (kurdukları bu kampın)
dışına çıkamazdı. Bu meşhur metinde, karanlık olan birçok nokta vardır.
Bununla beraber, bütünü ile birlikte metnin manası çok açıktır. Uygur
hakanının asker sayısının 12 bin oluşu ve Uygur reislerinin ‘on yedi’
tane oluşları, Türk ‘On iki’ rakamı ve astronomik bir takvim rakamı ile
ilgilidir. Çin’de de, devlet teşkilatı 12 bölüme ayrılıyordu.
Reislerin 17 tane oluşu da ilgi çekicidir. Göktürk devletinin ikinci
kurucusu İlteriş-Kağan’ın başlangıçta ‘On yedi Eren’i vardı. Şehrin,
ordunun ve devletin ‘Dört çıkış yeri’ bulunması da, eski Türk
ananelerine uygundur. (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 1, s.51) |