Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kıl önce insan ve hayvan tüyüne denirdi, peki sonradan...?

“Türkler, insan ve hayvan tüyüne geniş olarak, kıl adını da verirdi. Moğollar ise, yalnızca at kuyruğuna kılgasun demişlerdi. Sonradan Türkler, yalnızca keçi ve at; bazen de insan kılına kıl demişlerdi. Örnek olarak 11. yy.da mengdeşmek, ‘kıl yoluşmak’ manasına geliyordu.

Eski Anadolu’da çerge, ‘kıl veya yün örgü’, özeme, ‘kıl veya yün yumağı’, kıl ve yün örmeleri için hep birlikte kullanılan deyişler idi. Bir halı çeşidine de Anadolu’da çerge denir.

Keçiler de, koyunlar ile birlikte kırkılırdı. Bu sebeple kırkım ile ilgili sözler, koyun ve keçiler için aynı idi. Hatta bu çeşit hayvanların hepsine, Uygur harfleri ile yazılmış Oğuz Kağan destanında, kırkıglıg adı verilmişti.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 5, s.162)