|
|
Yün yalnızca koyun yününü anlatıyordu, peki kuş tüyüne
ne denirdi? “Yün, eski Türklerce de, yüng şeklinde söyleniyordu.
Fakat yün sözü, yalnızca ‘koyun yünü’nü açıklayan bir deyiş idi.
Bununla beraber, ‘deve yünü’ için de, tewe
yüngi diye söylenmiyor değildi. Ancak Harezmşahlar çağındaki Mukaddemet ül-Edeb gibi Türk
eserlerinin, bu deyişleri Arapça sözlükler için zoraki Türkçe birer karşılık
olarak bulup verdiklerini de unutmamalıyız. Yüg, yük sözleri ise, Türklerce yalnızca
kuş tüyleri için söyleniyordu. Türkler bazen, yün ve yine kumaş dokumaya
yarayan kendir için bile, yüg veya yük diyordu. Ama yün denince, geniş
olarak yalnızca koyun hatıra geliyordu. Kutadgu Bilig’de bile yün sözü, koy
yüngi şeklinde, koyun ile birlikte söyleniyordu. Aslında yün Türkler’de ‘yapağı’ olması bakımından,
değer kazanıyordu. Bu sebeple 11. yüzyıl Türkleri, ‘ol
koyun yüngledi’ veya ‘ol koyug yünletti’
derlerken, onlar için mühim olan, yalnızca koyunun yünlerinin kırkılması
idi. Koyunu, yünleme veya yünletme, ‘koyunun yünlerini kırkıp’
almaktan başka bir mana taşımıyordu.” (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 5, s.159) |