Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

“Tört kat ip” dense anlaşılmaz mı?

“Daha çok ipliğin olmasını sağlamak için yapılmışlardı. Urganlarda olduğu kadar, dikiş iplikleri arasında da, birkaç katlı olan iplikler yapılırdı. Harezmşahlar çağına ait kaynaklarda, ‘Tört kat ip’ şeklinde bir deyişe bile rastlıyoruz.

‘Çok renkli iplikler’ geniş olarak, kurdele şeklinde yapılmış, bir süs olarak kullanılıyordu. Selçuk çağında böyle iki renkli ipliklere, esri yışıg adı da verilirdi. Eski Türkçe’de esri sözü, ‘alaca, tekir renk ve benekli’ manasına geliyordu.

Türkler bu çeşit ipliklere çoğu yerlerde, ala veya alaca ip de derlerdi. Kırgızlar ise ipe, cip der. Cip sözü de Türkçe’nin normal ses değişmeleri yolu ile, eski Türkçe yip sözünden gelmekteydi. Kırgızlar’da sözü edilen, ala cip, yani ala ip’in ise, ne olduğunu pek iyi bilmiyoruz. Fakat onlarda şöyle bir atasözü de vardır:

Şimdiye kadar kimsenin alaca ipliği üzerinden atlamadım.

Bu sözün esas manası ise şu idi: Şimdiye kadar hiç kimse beni kötü bir hareket yaptın diye suçlayamaz, çünkü ben hiçbir kötülük yapmadım.

Hiç şüphe yok ki bu sözün dayandığı, eski bir Türk inanışı da vardı.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 5, s.139-140)