Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Göç sözcüğü Türkler’in yeni yaşamına da girdi!

“...eski Türkler bakımından ‘devamlı bir kışlak’ yeni için, evleri ve binaları bulunan bir köy veya şehir gerekmiyordu. Pekâla ‘çadır-köy’ ve şehirler de bu işi görüyordu.

Nitekim, bugünkü Moğolistan’da da, bu hayat şekli hâlâ devam etmektedir. Hem de, modern bir şekilde yapılmış çadırlarda. Zaten Türk kültür tarihinin en güç olan yönü de budur.

Türkler’in, yerleşik hayata geçip, evler yapıp oturmalarından sonra da, eski göçküncü deyimleri, bu yeni hayata uydurarak kullanmış olmalarıdır. Bu sebeple, çok eski deyişlerle sonradan şehirde yaratılan deyişleri birbirinden ayırmak birçok güçlük ortaya çıkarmaktadır.

Nitekim, eski Türkçe’deki kondurmak sözü, evli köylerde oturtmak manasına geliyordu. Bugünkü Anadolu Türkçesi’ndeki konak, eylek, konarga, konulga, konum deyişleri de, köyde yerleşme anlayışını karşılamamaktadır.

Bizim görüşümüze göre, yerleşik hayatın en belirli anlayışları, ‘yer’ sözü ile ilgili deyişlerde görülebiliyordu. Bununla beraber Göktürk yazıtlarındaki yerledim, yani ‘yerleştim, yer tuttum’ deyişi ile, Karahanlılar çağındaki yersinmek veya yirsinmek, yani ‘bir yeri yurt edinmek’ sözlerinin yüzde yüz ‘şehre veya köye yerleşmek’ manasına  geleceğini düşünmek de mümkün değildir. Çoğu zaman, bu manada kullanıldığı bir gerçektir.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt1, s.16)