Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

“Siz yaylaya çıkın aşlıkçı ekinleri sular!”

“Öyle anlaşılıyor ki, Türkler’in yaylaya çıkmaları, yalnızca iş zorunluluklarından ileri gelmiyordu. Yazın yaylaya çıkmak, bugün Anadolu’da olduğu gibi, bir nevi ihtiyaç haline gelmişti.

Yaylaya çıkan kişinin köyde veya şehirde ‘ekinlig’ tarlaları da bulunabilirdi. Bu sebeple, bu tarlaları veyahut da başka mallarını, birisine bırakmak gerekiyordu. Kırgız lehçesinde, artık tarihe karışmış olan ve bugün kullanılmayan, ‘aştıkçı’, yani ‘aşlıkçı’ diye bir deyim vardır.

Bunun manası şudur: ‘Kışlaklarda, tarlanın asıl sahibi bulunmadığı zaman, ekinleri sulayan ve buna karşılık ekilen ekin ölçüsünde, mahsulden pay alan kimseler ve ortakçılardı.’

Buradaki payda, elde edilen mahsulün değil de, ekilenin esas olması da önemli bir noktadır.”

(Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt1, s.17)