|
|
Şehirde oturan Türkler’e göçebeler ne derdi? “Şehirde oturan Türkler için kullanılan ‘Yatuk’
deyimi, üzerinde durulması gereken bir mana ve önem taşır. Bu deyimi
‘tembel’ şeklinde açıklayanların hata ettikleri kanaatindeyiz. Gerçi, Kaşgarlı Mahmud’un ‘Yatukkişi’ deyimini açıklaması,
bu fikri destekler. Ona göre, ‘Oğuzlar’ın bir bölümü vardır ki, şehirden
dışarı çıkmazlar ve savaş yapmazlar. Onun için, bunlara ‘yatuk’
denir. Bu söz, tembeller ve bir tarafa atılmışlar demektir.’ Öyle anlaşılıyor ki, başlangıçta savaşçı ve
yaylacı Türkler’in, şehirde oturanlara yatuk ve tembel demeleri normaldi.
Fakat bu söz de mana değiştirerek, ‘yaşamak, mesken ve oturma’ gibi düşünceler
ifade etmeye başlamıştı. Mesela Kırgızlar, (hem kışlık ve hem de yazlık,
daimi mesken’ için catak sözünü kullanıyordu. Catakka kalmak sözü ise, ‘yaylaya göçmeksizin, kışlakta
oturmak’ manasına geliyordu. Bu da bugünkü Türkçemiz’deki ‘Yatakta
kalmak’ sözünün karşılığıdır. Bununla beraber, ‘şehirde oturmak’
için, yaygın anlayışla catmak, yani yatmak fiilinin kullanıldığını da
hatırlatmak isteriz. Şaarda beş kün cattım, derken, ‘Şehirde beş gün
oturdum, ikamet ettim’ demek istiyordu. Bu duruma göre yaylacı Oğuzlar’ın, bir nevi tahkir
anlayışına gelen yatuk sözünü, daha ne kadar kullanabildiklerini
bilmiyoruz.” (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt1,
s.16) |