|
|
Eski Türkler'de "düğme"ye ne ad verilirdi? "Düğme sözü de, eski Türkçe tüg-mek, yani 'düğmek', bağlamak kökünden geliyordu. Kıpçak bölgesinde tüyme ve Kuman ağzında ise, tüvme şekline giriyordu. Bu Türkçe sözün, Moğol lehçelerine geçtiği de görülür. Düğme, eski Orta Asya'da değerli bir süs unsuru idi. Hatta bir kızın güzelliğini anlatmak için, 'Kızın başı altın düğmeye (tümö) benziyor' denirdi. Dede Korkut kâfir kızları için ise, 'Gögsi kızıl tügmeli' diyordu. Bu sözü, niçin kullandığını pek anlayamıyoruz. Kopça, kopçak deyişleri de eski sözlerdir. Andolu'da bazı yerlerde 'ilik' ile ilgili olarak, düğme yerine ilgeç, ilgi, ilik sözleri de kullanılır. Yine Anadolu'da düğme karşılığı olarak kullanılan kadak sözünün de, eski Türkçe'deki 'dikmek, bağlamak' manasına gelen kadı-mak, kada-mak köklerinden gelmiş olması çok muhtemeldir. Kanca ile düğme sözleri ise, mana bakımından birbirine karıştırılmıştır. Mesela eski Türkçe'deki ırgak sözü hem kanca ve hem de düğme manasına kullanılmakta idi. İlik ile düğme de çoğu zaman bu manayı karşılıyordu. Aslında kopça, kopçak sözleri de yalnızca bizim anladığımız manada düğme değildi. Erkek kopça, dişi kopça gibi kanca manasına gelen sözler de vardı. Orta Asya Türkleri ise 'düğme' için çoğu zaman topçu sözünü kullanırlardı." (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, s.60, cilt 5) |