|
|
Türkler İslâm’ı kabul edince Türkçe’yi ihmal mı
etti? “Batı Asya İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Türkler’in
katkısı ve rolü konusu, doğrusu tarih sahası içinde hâlâ araştırılması
ve tetkik edilmesi gereken konulardandır. Yeri gelmişken şu hususa işaret
etmek gerekir ki, Türkler bulundukları yerlerin hiçbirinde, Arap olsun, Acem
olsun başka milletlerin medeniyetlerine tümden kendilerini kaptırmamışlardır. Bu meyanda Türkler hiçbir zaman kendi dillerini bırakmamışlardır.
Bununla beraber Arap ve Fars unsurları vasıtasıyla İslâm medeniyetinin Türkler
üzerindeki etkisi o derece kuvvetliydi ki; Irak, Şam ve Mısır gibi Türkler’in
fethettikleri ve hükmettikleri hiçbir bölgede Türkçe resmi dil veya kültür
dili olamamıştır; hâkim ve yaygın dil hep Arapça olmuştur. Tabi İslâm dininin temel kaynaklarının ve Kuran dilinin
Arapça olmasının da bunda tesiri büyük olmuştur. Bu söylediklerimiz hiçbir
zaman, Türkler’le ikili münasebetler ve iki toplum arasındaki medeniyet alış
verişinin tabii sonucu olarak, çok sayıda Türkçe kelime, ıstılâh (terim,
b.n.) ve tabirin (deyimin, b.n.) Arapça’ya girmiş olması gerçeği ile çelişki
arz etmez.” (Saîd Abdülfettah Âşûr, Arap Dünyasını Savunmada Türkler’in Rolü, s.370) |