|
|
“Müslüman olurlarsa ne yiyip içecekler?” “Emevî Halifesi Hişâm b. Abdülmelik (723-724/742-743)
Türk hükümdarına bir heyet göndermiş ve onu İslâm’a davet etmiştir.
Bunun üzerine hükümdar silahlarla mücehhez yüz bin atlıyı toplamış ve
tercümana şöyle demiştir: ‘Söyle şu elçiye, adamına (Halife Hişâm’a)
desin ki, bu askerler içerisinde ne bir gemci (haccâm), ne bir kunduracı, ne
de bir terzi vardır; şayet bunlar Müslüman olur ve İslâm’ın gereklerini
yerine getirecek olurlarsa, ne yiyip ne içecekler?” (Saîd Abdülfettâh Âşûr, Araplar ve Türkler Arasında İlk Tanışma, Türk-Arap Münasebetleri, s.293) |