Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yas çekme kız kardeşlere mi özgüdür?

“Kız kardeş ile yas çekme arasındaki ilgi ‘aha ben goydum gidiyorum, bacısı çeksin yasını’ mısralarıyla eşdeğerdedir. Yas çekme önceliği veya görevi kız kardeşe düşer. Yası bacı çeker. Kız kardeş, bir karında yattığı eşini kaybetmiştir. Kardeşi için ağlamaktadır.

Bazen öldürülen erkek kardeşinin intikamını alacak olan erkekle evleneceğine ve intikamcının yolunu veya cezasının bitmesini bekleyeceğine de ant içerler. Eski Yunan ve Araplar’da da bu tür davranışlara rastlıyoruz.

Adem ile Havva’nın çocukları çift çift doğardı. Bu çocuklar birbiriyle çaprazlama eş olurlardı. Böyle böyle yetmiş iki ikiz meydana geldi. Bu ikizlerden Habil, kardeşi Kabil tarafından, (kendi ikizi, Habil’in ikizinden daha güzel olduğundan, kız kardeşi ile evlenebilmek için çiftçi Habil, çoban Kabil’i, Şeytan’ın da fitnesiyle) öldürülür.

Kabil ve Habil arasındaki ilişki aynı karnı paylaştıkları ikizlerin durumuyla birlikte değerlendirilirse ortaya Oedipus kompleksi (Anne aşkı) gibi, erkek kardeşin kız kardeşe aşkına benzer bir şey çıkar.

Bacı-kardeş aşkı Kars’ta halk aşığı Ilgar Çiftçioğlu’ndan derlediğimiz Alihan ile Peri hikayesinde de karşımıza çıkmaktadır. Yine derlemelerimiz arasında ‘Şerebanı’ makamında ve aynı adla anılan türküde de böylesi bir aşktan bahsedilmektedir.

Bize göre PST Avşar ağıtlarında karşımıza çıkan bacı-kardeş sevgisi, bacının dünyada tek güvende kalacağı yer olarak erkek kardeşini görmesinden kaynaklanmaktadır. Belki bu anlayış ocak kavramıyla, atalar kültüyle, eş-ruh ile de ilgili olabilir.

‘Bacı kardeşe bakar, kardeş de karlı dağlara’ sözünü Erzurum ve Diyarbakır illerinde yaptığımız derleme faaliyetlerinde çok sık duyuyorduk. Beyrek’in esaretinde öldü haberini aldıktan sonra en çok yaz tutan, acı çeken yine Beyrek’in kız kardeşleridir. Böyle Bağlar veya Aliİzzet Bey’in Hakiyesi ya da Hüseyin ile Senem Hikayesi Reyhani varyantında,

‘Bir karında yattık gitti gelmedi’

mısraı ile bacı kardeş ilişkisi iyi bir şekilde anlatılmaktadır.”

(Erdoğan Altınkaynak, Azerbaycan Türkleri Kayseri Avşarları ve Araplarda Ağıt Söyleme Gelenekleri İle Bunların Mukayesesi, Türk Dünyası dergisi, Sayı 21, Yıl 2001)