|
|
Kımız hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır? “Bu okuma parçası, dört Rus doktorunun hazırladığı
bir rapordan seçme yoluyla alınmıştır. At sütünden yapılan kımızın
tarihteki önemi hakkında birçok bilgiler verdik. Fakat bu içkinin modern değeri
nedir? Biz bir tarihçiyiz. Yiyecek kimyası ile de hiçbir ilişkimiz yoktur. Buna rağmen kitabımızda böyle bir boşluğun bulunması
bizi rahatsız etti. Bu konuyu araştırmış ve iyi bilenlerin bilgilerine başvurmayı
da bir görev saydık. Dört Rus doktoruna göre, ‘Kımızın albümin değeri,
yumurtanınkinden çoktur.’ Bu sonuç, bizi bir tarihçi olarak gerçekten şaşırtmıştır. Verilen bilgilere göre birçok yeni ‘Kımız
sanatoryumu’ açılmış imiş. Ayrıca kımız, ‘veremle mücadele’de en
tesirli ilaçların başında geliyormuş. Araştırma oldukça eskidir. 1945 yılında
F.Laçınay tarafından Türkçemize çevrilmiş ve 32 sayfalık bir broşür
halinde yayımlanmıştır. Bu kitapçıktan bazı parçaları seçip düzenleyerek
okuyucularımıza sunacağız: Kımızla tedavi eden kuruluşlar:
1912 yılında bir ilde küçük çapta 40 tane kımız tedavi yeri açılmıştı.
Bundan başka 75 köy de, tedaviye gelenler için kımız yapmak ile meşgul
idiler. Bugün kımız ile tedavi işi, büyük bir kitlenin sağlığını
korumak için, koruyucu bir faktör olarak kabul edilmiştir. Mütehassısların
kılavuzluğu ile çalışan büyük sanatoryumlar açılarak, devletçe sıhhat
işleri arasına alınmıştır. Yalnızca Başkırdistan’da 800 ve 540 yataklı... iki
sanatoryum vardır. 1934 yılında bu iki sanatoryumda 6100 hasta tedavi edilmiştir. Kımızın tedavi edici özellikleri:
Kımızın ne gibi özellikleri var ki, Sosyal Sigorta kuruluşları ile büyük
bir halk kitlesinin ilgisini üzerine çekmektedir. İçindekiler bakımından
inek sütünden çok ayrı olan kısrak sütü, mayalanma ve
tahammür süresince köklü bir değişikliğe uğrar. Albümin
maddeleri kısmen peptona; süt şekeri de asitlaktik, alkol ve asitkarbona dönüşür.
Asitlaktik ve alkol, kımızın mayalanması sırasında sütşekerinin
değerine göre gelişir ve böylece de kımızın kazanabileceği özelliğe
tesir yapar. Kımızın içinde bulunan önemli maddeler şunlardır: Ufak ve
ince zerrelerden oluşan albümin, asitlaktik, alkol, asitkarbon ve
vitaminlerdir. Kımız albümini önemli asitaminleri içinde topladığı
için tam bir değere sahiptir. Pepton haline geldiği için de kolaylıkla
sindirilir ve vücutça benimsenir. Kımızın içinde bulunan önemli maddelerden biri de süt
ekşisidir. Bu, bir yandan sindirimi iyileştirdiği gibi, vücudumuzdaki
asitalkolün dengesini de etkiler. Kımızda bulunan az miktardaki alkol, kalp
damarları, sinir sistemleri ve nefes alma organlarını tembih eder. Kımızın asitkarbonu ise, sindirim yollarındaki hareket
ve emme fonksiyonlarını destekler. Kımızın tuz terkibinde kalsiyum bol olduğundan,
vücudumuzdaki tuz maddelerinin normal alışveriş etmeleri de sağlanır. Kımızda
bulunan A, B, C vitaminleri..., onu tedavi vasıtası olduğu kadar, koruyucu
bir ilaç haline de sokmuştur. Sindirim ve mide hastalıklarında kımız:
...Kımızdaki asitlaktik ile alkol, sindirimi kolaylaştırıcı bir özelliktedir.
Midenin işlemesini de sağlayan bir maddedir. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda
(...) kımızın supasit hastalığında mide salgılarını artırdığı ve
yine mide salgılarının anormal yükselmelerinde de, salgıları normalleştirdiği
görülmüştür. Asit ve tuz-asitlerinin azaldığını gösteren mide hastalıkları
ile gastritis’de bir ilaç olarak kullanılmıştır. Bağırsakların
tembelleşmelerinden ileri gelen hastalıklarda, organların gerilme ve kasılma
değişmelerini artırmıştır.. Mide zehirleri ile zehirlenmelere karşı kımız:Kımızın
sütekşisi floru, bağırsak ve mide zehirleri ile zehirlenme (auto-toxication)
hallerinde, hem koruyucu ve hem de tedavi edici olmuştur. Sütekşisi florunun,
bağırsaktaki mikrop toksinlerine ve burada yerleşen zararlı mikropların yaşamasına
karşı yaptığı tepki, Dr. Meçnikov tarafından gösterilmiştir. Albümin maddelerinin tam olarak alınmasını sağlar.
(...) Kımız ile tedavi edilen hastaların aldıkları albümin ve kazein değeri,
aynı gıdayı alan diğer hastalarınkinden fazladır. Kalp hastalıkları ve kımız :Kımız,
yalnızca mide ve bağırsaklara değil, kalbe ve damar sistemlerine de
tesirlidir. Kımız içiminden sonra kalp hareketleri sıklaşır ve nabız çevresi
genişler. Bazı hastalar başlangıçta biraz kalp çarpıntısı duyar ise de,
bu durum çabuk geçer. Bu sebeple araştırıcılar, kımızın tesiri ile kan
basıncının arttığını da yazar. Dr. Rubel’e göre kımız, kalp ve damar
sistemine, normal çalışma yeteneğini sağlayan bir ilaçtır... Böbrekler sisteminde de kımızın tesirleri görülmüştür.
Kımız ile hastanın idrar sistemi artmış ve vücudunun iyice yıkanmış ve
temizlenmiş olduğu görülür. Verem tedavisinde kımız: Verem hastalığının
bazı şekillerinde, örnek olarak, Fievrisi ve allerjik reaksiyonu az olan, kan
azlığı ve iştahsızlık gösteren plevra tüberkülozlarında, tabii ve
hafif ateşli, müzmin tüberkülozun, ciğerin iki tarafında ise, ikinci
devresinde ve ciğerin bir tarafında ise, üçüncü devresinde 38 derece
hararetten yukarı olmayan, sınırlı enfiltrasyonlu, fakat her an nüksedebilen
ülserasyonlu vakalarda. İki taraflı decompensation
görülmediği hallerde. Ulsere olmamış, kemik ve mafsal vereminde, kımız
ile tedavi iyi sonuçlar verir. Fakat veremin akut şeklinde, kımızdan
yararlanılamaz... Kımız aksi tesir yapar.” (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 4,
s.61) |