|
|
“Türkiye’de
Kirveliğin Kültür Sosyolojisi Açısından Tahlili”
Dr.
Mustafa Aksoy
“...
Kirvelik konusunda ülkemizde yapılan iki önemli çalışmada bu kelimenin
etimolojik anlamı verilmemiştir. Mesela ülkemizde kirvelik konusunda yazılı
tek kitabın sahibi A.Kudat, ‘Kirvelik’ adlı eserinde kirveliğin menşei
hakkında bir yargıya varmasa da, İran ve Azerbaycan’da, en yaygın şekilde
kullanıldığını, D.Anadolu’da da bu geleneğin olduğunu ifade ederken
etimolojisine hiç girmemiştir. Önemli
bir diğer eser ise O.Türkdoğan’a ait olan geniş kapsamlı bir makaledir. Türkdoğan,
‘Bu kelimenin kaynağı hakkında kesin bir bilgiye varmamız şimdilik mümkün
olmamakla birlikte ‘Kir’ Farsça’da ‘tenasül organı’, ‘Kirou’ da ‘tutmak,
muhafaza etmek’ anlamına gelir’ der. Türkdoğan’a
göre Ardahan’dan Sivas’a kadar olan sahada, yani Erzurum, Kars, Erzincan,
Artvin, Elazığ, Malatya, Maraş, Bakü-Amasya çizgisinde yaşayan
Karapapaklar’da; Tunceli, Bingöl, Adıyaman, Diyarbakır, Çorum, Kayseri,
Mersin, Adana, Tokat ve Yozgat illerinde kirvelik yaygındır. Ayrıca
‘Bulgaristan’ın Fotin ve Kırcaali yöresinden gelerek Çorlu, Pınarhisar
ve Lüleburgaz’a yerleşen Alevi Türkleri’nde kirvelik özelliğini
muhafaza ederken, diğer yandan İran Azerbaycanı’nda, bilhassa Rizaiye şehrinde
kirvelik yaygın olmasına rağmen belirli fonksiyonu yoktur’ demektedir. Tokat’ın
Alamus İlçesi’nde ve köylerinde de ‘kirve’ tabiri kullanılır ve
kirvelerin çocuklarının birbirleriyle evlenmeleri kesinlikle yasaktır.
Genelde birçok yerde olduğu gibi Zara’da da ‘kirve’ olanlar birbiriyle
kardeş olur. A.Kudat
ise 1974 yılında yayımlanan eserinde D.Anadolu’ya yaklaşıldıkça kirveliğin
yaygınlaştığını ve öneminin arttığını belirterek, Adana’da kirveliğin
çok tutulduğunu, Kars, Sivas, Mersin ve Hakkari’nin çevrelediği alanda en
yaygın olduğunu ve bu yörelerin dışında kirveliğin bilinmediğini
belirtir. Kirve
kavramı Anadolu’da çeşitli yörelerde farklı ağızlarla da olsa söylenegelmiştir.
Mesela kirve ‘Sünnet olan çocuğun elini kolunu tutan ve çocuk üzerinde
babalık hakkı olan kimse’ demektir, Afyon-Emirdağ, Amasya ve köyleri,
Giresun, Artvin, Kırşehir, Narman-Erzurum, Diyarbakır, Tunceli-Nazimiye, Urfa,
Nizip-G.antep, Bor-Niğde’de. ‘İsim babası anlamında’ Gavurdağ-Osmaniye-Adana’da.
‘Sağdıç anlamında’ Urfa, Niğde’de. ‘Düğünde damadın yanında
duran güzel giyimli çocuk anlamında’ Samsun, Amasya’da. ‘Bacanak anlamında’
Erzincan’da. Aynı
kavram yani bacanak Şebinkarahisar-Giresun, Bor-Niğde’de, kirve olarak geçer.
Avanos-Nevşehir’de, ‘kirvelemek’ söyleşmek, konuşmak olarak kullanılır.
Vazıldan-Divriği-Sivas’ta da kirve, Kürt anlamında kullanılır. Göle-Kars’ta
kirve, ‘kırva-kirva’ şeklinde söylenir. Van merkezi ile Muradiye ve Gürpınar
ilçelerinde yarı göçebe yaşayan Burukan aşireti arasında kirve’ye
‘kiriv’ veya ‘kirva’, Elazığ
merkez köylerinden Sun ve Hal’de ‘kürve’, Kars yerlilerince ‘kirva’,
Terekemeler’ce ‘kirve’, Musul bölgesi Telafur Türkleri’nce ‘kirev’
denir. Kerkük
Türkleri arasında ise bu kelimenin bilinmediği belirtilmiştir.
Ermeniler’de ise güveyin sağdıcına ve çocukların vaftiz babalarına
‘kirve’ derler. Divriği İlçesi’nde kirve yerine ‘kirva’ denilirken,
Yozgat’ta kirve sözü kullanılır. Ziya
Gökalp’e göre kirvelik eski Türkler’deki ‘potlaç’ geleneğinin
Anadolu’daki görünümüdür. Özen’e göre de kirvelik bir Türk geleneğidir.
Yund ise ‘eski yaygın Türk inancı Şamanlıkta ve geleneklerde sünnet olma
diye bir olayla karşılaşılmaz... Türkiye Türkleri sünneti Müslümanlıkta
bulmuşlardır’ der. İ.Hınçer’de
‘Türkler, Müslümanlığı kabul ettikten sonra sünnet olma geleneğini de
benimsediler’ diyerek Yund’la aynı fikri savunur. M.F.Kırzıoğlu
ise kirveliğin İran ve Araplar’da görülmediğini Anadolu’daki Yezidi,
Alevi ve Sünnilerce bilindiğini belirtir. Böylece Kırzıoğlu, kirveliği
Anadolu kültürünün bir unsuru olarak ifade eder. Kemerkaya-Adıyaman,
Hamidiye, Fethiye-Yazıhan, Hançerli_Ergani; Akkuyu-Besni, Kanlıavşar-Bozova,
Bargaç-Hilvan, Türkan-Tirkan Aşireti Karacadağ Bölgesi Siverek ve Hilvan
merkezi ile Elazığ ve Ağrı’nın köylerinde yaptığımız araştırmaların
sonucu bizde, kirveliğin Alevi inancıyla yakın bir ilgisi olduğu kanaatini
uyandırdı. Çünkü
bu araştırmada Alevi inancına sahip köylerde bu geleneğin daha canlı ve
sert olduğunu gözlemledik. Bazen Sünni köylerde de bu özellikler görülse
de, kaynağının Alevilik olma ihtimali yüksektir. Çünkü
Sünniler için kirveliğin kaynağı meçhulken, alevi köylülere göre
kirvelik, ‘peygamber dostluğu’dur ve Hz.Muhammed’in torunları Hz.Hasan
ile Hz.Hüseyin’i sünnet yaptırarak, onların kirvesi olmasından
kaynaklanmaktadır. Bu anlayışa Varto ve Divriği’de inanılır. Kirveliğin
Alevi kaynaklı olduğu, görüşümüzü etkileyen en önemli faktörlerden
birisi, Elazığ’ın merkez köylerinden Sünni Yeni Konak ile bu köye bir
kilometre uzaklıkta olup da, yarısı Sünni yarısı alevi olan Şabanlı köyü
arasındaki farktır. Şabanlı’daki
alevi kirveler kız alıp vermezken, Sünnilerde böyle bir yasak yoktur. Yeni
Konak ve Akkuyu Köyü’nde kirveye ‘kırif’ denir ve Şabanlı köyündeki
Sünniler’de olduğu gibi, Yeni Konak’ta da kirveler birbirlerinden kız alıp
verir. Alevi
Koruk Köyü’nde de, Şabanlı Köyü’ndeki Alevi kirvelerde olduğu gibi, kız
alıp verilmez. Merkeze bağlı, Alevi ve köydeki önemli gruplardan biri Lolan
oymağı olan Aydıncık köylülerine göre de, kirvelik peygamber sevgisinden
kaynaklanır ve sülale-soy sürer. Mesela
kirve, kirve olduğu insanın bir başka çocuğunun sünnetinde bulunmayacak
kadar uzaktaysa, onun izni alınmadan ya da onun tayin ettiği biri olmadan sünnet
ettirilemez. Kirveliğin
bu kadar önemli olmasının bir nedeni, kirvenin aynı zamanda çocuğun
ileride sağdıcı olacağındandır. Keban’ın Sağdıçlar Köyü’nde
kirveye küvre denir ve kirve aynı zamanda sağdıç demektir. Elazığ’ın
Yedigöze ve Bölükçalı köyünde de Kürve sağdıç anlamındadır. Ve
kirve evlenecek çocuğun aynı zamanda sağdıç adayıdır. Yukarıdaki genel
anlayış bütün Alevi köylerinde görülür. Keban’ın
Sünni olan Bahçe ve Çalık köylerinde kirveler kız alıp verirken, kirveye
de kıriv derler. Kıriv aynı zamanda sağdıç anlamındadır. Akkuyu
Köyü’nde kirveye kırif denir ve sağdıçla aynı anlamı ifade eder. Mümkünse,
Hamidiye’de kirve, sağdıçtan olur. Fethiye’de ise gelinlik kız
istenirken kirvenin bulunması arzu edilir. Hasançelebi-Malatya’da da
kirvelik bir tür sağdıçlıktır. Keban’ın Alevi olan Büklümlü köyünde
de kirveler kız alıp vermezler ve kirve aynı zamanda ikrar anlamını taşır. H.Z.
Koşay, sağdıça Sivas çevresinde kirve dendiğini belirtir. Urfa’da sağdıç
yerine küvre tabiri kullanılır. Bu kirve aynı zamanda sünnet düğününde
kirve olan kimsedir. Dobruca Türkleri’nde
de güvey ‘kivey’ olarak ifade edilir. Ağın
İlçesi’ne bağlı alevi olan Dibek Köyü’nde kirveler kardeş sayılır.
Aynen merkez köylerinden Aydıncık’ta olduğu gibi kirvelik sülale sürer
ve kirve düğüne ve sünnete gelemezse, onun tayin ettiği biri kirvelik görevini
yerine getirir. Fakat vekiller, kirveler gibi bacı-kardeş sayılmaz. Yani
onların çocukları birbiriyle evlenebilir. Aynı ilçeye bağlı ve komşu
olan Saraycık Köyü’nde ise kirvelik pek önemli değildir. Ancak
Dibekli Köyü’ne bir km. mesafedeki Sünni Yedibağ Köyü’nde kirvelik
Dibekli’dekine benzer. Fakat burada kirvelik sülale sürmez. Derinboğaz,
Bayramuşağı-Akçadağ, Börgenek-Adıyaman, Kuluşağı-Battalgazi köylerinde
kirvelik sülale sürer. Palu’nun
bütün köyleri Sünni, daha doğrusu Şafi olup, bu köylerde kirvelik hiç önemli
bir kurum değildir. Bu durumu Durmuşlar, Üçdeğirmenler ve Gökdere köylerinde
yaptığımız araştırmalarda ve Halk Eğitim Müdürü ile yaptığımız görüşmede
tespit ettik. Adı
geçen köylerde herkesin kirvelik hakkında Hz.peygamberin bağlayıcı bir sünnetinin
olmadığını beyan etmiş olmaları önemlidir. Bu anlayışın arkasında, yörede
yaygın medrese geleneğinin etkisinin olma ihtimali kuvvetlidir. Baskil’in
Sünni olan Höyük, Alangören ve Karakaş köylerinde kirveye kıriv denir. Bu
köyler ile Sivrice’nin Sünni ve Beydili aşiretinden olan Kürk köyünde de
kirvelik önemli olmadığı halde, kirveler kız alıp vermez. Maden
köylerinin Sünni Tekevler köyünde kirveye ‘kerva’ denirken Kaşlıca’da
kirve denir ve Tekevler’de kirvelik Kaşlıca’daki gibi önemli değilken
yani kız alıp verilirken, Kaşlıca’da kız alıp verilmez. Kovancılar
İlçesi’nin Çaybağı ve Değirmentaş köyleri Sünni olup kirvelik önemli
değildir. Fakat Değirmentaş köyünün mezrası olan Yünlüce alevi olup
burada kirvelik önemli olduğu gibi, kirveler kız alıp vermez. Çaybağı Köyü’ne
komşu ve uzaklığı bir km. olan Sünni Kacar Köyü’nde ise kirveler kız
alıp vermez. Kovancılar’daki
İğdeli, Gülaçtı, Kavak, Taşören köyleri ile ilçe merkezinde oturan
Beritanlılar ise kirveliğe önem vermezler ve kız alıp verirler. Karakoçan’ın
Sünni Mirahmet, Kızılpınar ve Yüzevler köylerinde kirvelik önemli
olmamakla beraber Kızılpınar köylülerine göre kirveliğin temelinde
Aleviler’le Sünniler arasında yakınlık kurmak yatar. (Bu anlayış temelde her yerde hakimdir.) İslam anlayışına göre
kirvelikle kardeş olunmaz, bu hurafedir. Ağrı’nın
merkez köylerinden Sünni Ozanlar, Aşkale ve yarısı Karapapak olan Tezeren köylerinde
önceleri kirvelik çok önemliyken, günümüzde
önemini yitirmiştir. Ancak kirveler hala kız alıp vermezler. Eskiden
bu köylerde kirvelik, kardeşlikten öndeyken, günümüzde sadece sosyal ilişkileri
pekiştirici bir rolle sınırlandırılmıştır. Fakat
Taşlıçay İlçesi’nin halkı Karapapak ve Sünni olan Geçitveren köyünde
kirvelik hala çok önemlidir. Bu köyde kullanılan, ‘kirvenin damının üstüne
çıkılmaz’ yani ‘onun kızı kızım, oğlu oğlumdur. Ona kötülük yapılmaz’
deyimi kirveliğin önemini ifade etmektedir. Ayrıca
Posof-Kars köylerinde de ‘kirvenin damından ve kapısından don-gömlek geçilmez’
deyimi kullanılmaktadır. Kirveliğin
en önemli fonksiyonlarından biri, yukarıdaki ifadelerden
anlaşılacağı gibi, iki aile ya da aile grupları arasında yakınlık
sağlamaktadır. A.Özer 1987 yılında Van’ın merkezi ile Muradiye ve Gürpınar
ilçelerinin köylerinde yaşayan, kısmen göçebe olan Sünni Burukan aşireti
arasında da aynı özellikleri tespit etmiştir. Ona
göre, aşiretteki kirveliğin yaygın kirvelik anlayışından farkı, kirve
olan kişi yalnız kendisi değil tüm ailesi veya aşireti ile kirvesi olduğu
aşiretin veya ailenin yakın bir akrabası gibi görülür. Kan
davası sona erdikten sonra tamamen unutturulmak istendiğinde başvurulan en
etkili yollardan biri de kirvelik kurumunu devreye sokmaktır. Doğu
Anadolu’da özellikle Tunceli, Erzincan, Kiğı, Varto, Pülümür ve Kars Göle’de
yaşayan ve sonradan bir kısmı Kırmanç ve Zazaca konuşan alevi Lolan Oymağı’nda
da kirvelik aynı fonksiyona sahiptir. Mardin’de
de kirveye kirip denir. Ve kirve, Elazığ’ın özellikle alevi köylerinde
olduğu gibi erkek çocuğun yetişmesinde, kız istenmesinde ve düğününde
önemli fonksiyonlar icra eder. Kirveliğin
önemli fonksiyonlarından biri de, gayrimüslimler ile yakınlık sağlamaktır.
Mesela yukarıda bahsettiğimiz Burukan Aşireti arasında yapılan bir başka
çalışmada, Ermeniler’le kirvelik yoluyla ilişkiler kurulduğundan
bahsedilmiştir. Mardin
bölgesinde söylenen ‘kirvem’ adlı türküde de, Kırmançca konuşan bir
erkek çocuğunun, Yezidi kirvesinin kızına olan aşkı işlenir. Türküde
erkek, ‘kivre-krive’, kız ise ‘krivo’ tabirini kullanır. Ayrıca bu türküde,
gençlerin evlenmesini, birinci derecede Müslümanlığın ve Yezidiliğin
engellediği vurgulanmaktadır.Kirveler arasında evlilik yasağı ya da evliliğe
hoş bakmama anlayışı Burç Köyü-Viranşehir Yezidileri’nde de görülür.
Yezidiler’de kirveler arasında evlenme yasağı olduğu için ‘...Burç Köyü
sakinleri kendi şeyhlerini kirve seçer. Zaten inançlarından dolayı şeyh
ailesi ile evlilik yasağı olduğundan kirvelik fazla zarar getirmemektedir. Şeyh
dışında çevre Müslüman köylerden kişiler kirve olarak da seçilir.’ Yezidiler
ile ilgili bir başka çalışmada da sünnetin vaftizden kısa bir süre sonra
yapıldığı belirtilmiştir. Yezidiler’de çocuk ölü doğsa dahi sünnet
yapılır ve kirve çocukları evlenemez. Bu nedenle kirve nikah düşmeyen pir,
şeyh gibi kimselerden seçilir. Onlardan kirve, bulamadığı zaman, Sünniler’den
kirve seçer. Viranşehir’in
Yezidi inancının hakim olduğu dört köyünde yapılan bir saha çalışmasına
göre de, çocuklar küçük yaşta sünnet edilir. Kirveler Sünnilerden seçilir
ve sünnet bir barış günüdür. ... Sonuç
olarak kirvelik kavramı, Anadolu’da çeşitli bölgelerde görünmesine rağmen,
özellikle Aleviler’de daha etkilidir. Genelde kirvelik sünnet düğünü
masraflarının bir başkası tarafından karşılanması ile dostluğu ifade
eder. En önemli fonksiyonlarından biri ise, taraflara statü kazandırmaktır.
Statü kazanmak iki taraflıdır. Yani erkek çocuk sahibi A şahsını kirve
yapmakla o kişi bir statü kazanırken, aynı zamanda kirve vasıtasıyla çocuk
ailesinden başka bir şahsa ya da aileye daha sahip olmaktadır. Çünkü
kirve ileride çocuğun yetişmesinde, evlenmesinde önemli fonksiyonlara
sahiptir. Kirvelik
kurumunun fonksiyonlarından biri diğeri de, ‘sosyal kontrol’ ve ‘sosyal
barış’ı sağlamasıdır. Eski Erzincan Valisi Ali Kemali bu durumu şöyle
anlatır: ‘Kirvelik, katil tarafına mensup bir çocuğun maktul tarafına
mensup herhangi bir kişinin kucağında sünnet edilmesiyle meydana gelen ilişkidir
ve çok yaygındır.’ Kirveliğin
temelinde dostluk yattığını yukarıda ifade etmiştik. İşte bu anlayışa
bağlı olarak yukarıdaki kaynaklara göre, genelde Aleviler, kirvelerini Sünnilerden;
Sünniler de Aleviler, Ermeniler ve Yezidiler’den, Yezidiler de Müslümanlardan
(Alevi-Sünni) seçmişlerdir. Bu nedenle sosyal gruplar arasında yakınlaşmalar,
doğrusu sıhri akrabalıklar kurulmuştur. (Gelenek
Görenek İnançlar, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Seksiyon
bildirileri, S.44-52) |