|
|
Din başka yaşam başka...“İbn
Batuta mahkeme sorununa da değinmiştir. ‘Bu emirin (Kutluğ Timur’un) bir
adeti vardı: Kadı her gün kabul salonuna gelir ve kendisine ayrılan yere
otururdu. Onunla birlikte fakih ve katipler (gelirdi.) En büyük emirlerden
biri (diğer) sekiz emir ve arguci (yarguçi) adını taşıyan Türk şahsiyetleriyle
birlikte, onun karşısında yer alırdı. Halkın davalarını bunlar
hallederdi. Şer’i sorunlara gelince, bunları kadılar hallederdi; diğer
(davalara) ise bu emirler bakardı. 14.yüzyılda,
Özbek Han devrinde Altın Ordu toplumunun yüksek sınıfları arasında İslamlığın
artık hakim bir ideoloji olduğu sırada, davaların bir kısmının hala yarguçilerin
yani Cengiz Han yasasının (Moğol örfi hukukunun) hükümlerine dayanan
hakimlerin elinde bulunduğu bu ifadeden anlaşılıyor. Lakin buna rağmen, şeriatın
ve kadının rolü büyüktü.” (A.Yu.Yakubovskiy,
Altın Ordu ve Çöküşü, S.80) |