Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Mete Çin (Han) imparatoriçesine evlenmeyi önerince nasıl bir yanıt aldı?

“... Şyunğ-nu İmparatorluğu’nun genişlemesiyle, Mete ilk Ho-çin antlaşmasının şartlarından gittikçe tedirgin olmaya başladı ve üstelik artan bir şekilde mağrurlaştı.

M.Ö. 192 yılında, imparator Huiy tahta çıkınca, Mete ile evlenmesi için gene bir sözüm ona prenses yollandı. İmparator Huiy’in hükümranlığı sırasında, asıl yönetim, annesi imparatoriçe Lü’nün elindeydi. Mete bu sefer ona şöyle bir mektup yazdı:

‘Ben sazlıklar arasında doğup sığır ve at topraklarının vahşi bozkırlarında büyütülmüş yalnız bir dul hükümdarım. Çin’e seyahat etmek özlemiyle çok defa sınır bölgesine gelmişimdir. Zatı şahaneleri de yalnız bir yaşam süren dul bir hükümdardır. İkimiz de zevklerden mahrum bir yaşam sürmekte olup kendimizi eğlendirme imkânımız yoktur. Ümidim, ikimizin birbirimizde olanları, olmayan eksikliklerimiz için değiş tokuş etmemizdir.’

İmparatoriçe Lü bu saygısız mektuba şöyle cevap verdi:

‘Yaşım ilerlemiş ve gücüm zayıflamaktadır. Saçlarım ve dişlerim dökülmekte, düzgün ve dengeli bir şekilde dahi yürüyememekteyim. Şan-yü herhalde çok abartılmış haberler duymuş olmalı. Ben kendisini bu kadar alçaltmasına layık değilim. Ancak ülkem hiçbir yanlış yapmadı ve ümidim, kendisinin ülkeme zarar vermekten sakınmasıdır.’

Mete sonra imparatoriçeye özür dileğiyle beraber teşekkür etmek için bir elçi yolladı. Ho-çin antlaşması tekrar yürürlüğe kondu.”

(Yıng-Shıh Yü, Hsiung-Nu (Şyunğ-Nu), Erken İç Asya Tarihi, s.173-174)