|
|
|
|
Gotlar’la Hunlar’ın karşılaşması nasıl oldu?“Gotlar
155. yıl civarında, İskandinav adasından Vistül Boğazı’na, daha sonra zafer dolu
bir yürüyüşle Karadeniz’e kadar geldiler. Hunlar ise miladi 155-158 yılları
civarında merkezi Asya’dan Volga sahillerine göç ederek Alanlar’a komşu oldu... Hazar
ve Karadeniz civarındaki steplerde durum kısa sürede kökten değişti. Yani bu
tarihten itibaren bölgedeki etnik tarih olaylarının bir kronolojisini çıkarmak
mümkündür. Fakat
Romalılar’la komşu olan Gotlar’ın tarihi tabiatıyla tam olarak bilinirken,
Hunlar’ın miladi 158-350 yılları arasındaki tarihleri tam olarak
bilenmemektedir. Sadece
aradan geçen iki yüzyıl zarfında onların bir hayli değişerek Gunlar olarak
isimlendirilmesi uygun görülen yeni bir etnos haline geldikleri neticesi
çıkarılabilir... ... Mağlup
edilmeyen Hunlar yeni bir bölgeye gelince orada yerlilerle karşılaşmadılar.
Genel olarak etnik seviyedeki bu karşılaşma ve çarpışmalar eski tarihçilerin
dikkatini çekmiş ve eserlerine geçirilmiştir. Hunlar’ın Hazar civarına gelişleri
Dionis Perieget’ta takriben 160. yıl, Ptolemus’ta 175-182 yılları olarak
zikredilmektedir. Bu
küçük fark müstensihin bazı hatalar yapmış olabileceği şüphesi uyandırıyor.
Ancak böyle bir kuşku sebepsiz değildir. Çünkü 6.yüzyıl müellifi Yordan ‘eski
rivayetlere’ gönderme yaparken konuya açıklık getiren bir versiyon sunmaktadır. Got
Kralı Philimer –ki onun döneminde Gotlar 2. yüzyılda Vistül’e gelmişlerdi-
halkını çevresi sularla çevrili Oyun denilen bir ülkeye getirdi. Orada
Philimer Got dilinde galiurun denilen bazı büyücü kadınlara kızarak onları çöle
sürer. Bunlar çölde kötü ruhlarla karşılaşırlar ve onların torunları Gun
kabilesini meydana getirir.
Muhtemelen de öyleydi. Siyenpiler’in kılıç ve oklarından kurtulan Hunlar aşağı
yukarı kadınsız kalmışlardı. Az miktardaki kadın at sırtında hiç durmadan 1000
günde gelebilmişti. Efsanede sözü edilen melezleşme tabiidir ki bu sayede Hunlar
silinip gitmekten kurtulmuşlardır. Ancak
bu melezleşme, yeni bir bölge, yeni bir iklim ve etnik çevreyle birleşince
Hunlar’ın görünüşleri öyle bir değişikliğe uğradı ki, bu vuzuhiyet karşısında
1926’da K.A.İnostransev’in teklif ettiği gibi onları yeni bir isimle Gunlar
olarak adlandırmak gerekti. Hayat
ve kültür tarzındaki bu radikal değişiklik tabii bir olaydır. 17.yüzyılda
Amerika’ya göç eden İngiliz köylüleri, Puritanlar, Babtistler, Kwakerler ve
Katolikler, iki yüz yıl zarfında önce squatter ve kürk avcısı, sonra kovboy ve
daha sonra da gangster olarak doğdular. İngilizler’e benzer yanları yoktu ve
Tudorlar’dan itibaren ise değişerek başka bir yöne yönlendiler.”
(L.N.Gumilöv, Hazar Çevresinde Bin Yıl, S.131, 134) |