Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Türkler’in devasa arabaları vardı!

“Türkler ve Orta Asya’daki soydaşları, kuşkusuz, ticaret amacıyla deve kullanıyor ama, koşulu arabaları yeğliyorlardı. Bu taşıt araçları, batı bozkırlarında rakipsiz hüküm sürüyorlardı. Öküzlerin, daha seyrek olarak da devlerin çektiği bu arabalar, onları ‘yüzlercesi alnı zamanda, düz çizgi halinde ağır ağır ilerler durumda’ gören Clarke gibi çağımız gezginlerine çarpıcı gelen dikkate değer bir görünüm ortaya koyuyordu.

Pazırık’ta bir mezarda görüldüğü gibi, bu arabaların boyutları son derece büyüktü. Eldeki bu örnekten anlaşıldığına göre, bu arabaların yüksekliği 3 metre, genişliği 3.35 metre, tekerleklerinin çapı ise 2.15 metreydi ve böylece de arabanın yol boyunca giderken bir yerde batması ya da bir yere saplanması önlenmiş oluyordu.

Çinliler, iki tekerlekli arabaları Tie-lö’ler ya da Ting-lingler’e (yüksek arabalar) özgü olarak gösterir; ama bu arabaların boyutları, daha az aşırı olanları Hunlar tarafından da kullanılmıştır. Hunlar bu arabaları ‘ailelerini taşımak için’ kullanıyorlardı.

İbn-i Battuta 14. yüzyılda bu arabaları betimler...

Tam anlamıyla birer göçebe arabası olan bu arabalar, içinde ev tanrılarının taht kurduğu, kadınların yün eğirdikleri, dikiş diktikleri, doğum yaptıkları, çocuklarını emzirdikleri gerçek birer konuttu.

(J.P.Roux, Türkler’in Tarihi, S.87-88)