Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hiong-nular uygar mıydı?

“O dönemde bile çok kalabalık olan büyük Çin, kendi nüfusundan elli kat küçük olan bir halk karşısında titremiştir. 3.yüzyılda ve daha sonraki yüzyıllarda, Moğolistan’da yaklaşık bir buçuk milyon kişinin yaşadığı sanılmaktadır. Etkinlikleri sanki bu sözcük her şeyi anlatmaya yetermiş gibi barbarlıklarıyla açıklanır.

Kuşkusuz Hiong-nular barbardılar, ama bu uygar olmadıkları anlamına gelmez. Toplumsal yapıları sağlamdır, yirmi dört kavimden oluşurlar, sağ ve sol olmak üzere iki kanada ayrılmışlardır.

Orduları Ahamenidler’in örneğine göre karmaşık bir dinsel düzenlemeyle örgütlenmiştir.  Dış politika ve uluslararası ticaret sorunlarından habersiz değildirler ve ekonomi ve siyaset alanında yaptıkları girişimler de etkisiz değildir.

Hayvancılıkla geçinmelerine karşın, Çin ya da Tarım’daki kölelerle yürüttükleri küçük çaplı tarım yaparlar: En azından Çin Yıllıkları’nda sözü edildiği üzere ve arkeoloji kazıları sonucunda ortaya çıkarılan ender buluntu alanlarından edinilen kanıtlara göre darı yetiştirmektedirler. Tüm bozkır insanları gibi gerçek zanaatkarlardır; Ordos’ta bulunan çok sayıdaki yüksük ve levha bu dehayı kanıtlamaktadır.

Tüm bu hayvan dövüş figürlerini ve temalarını, taşkın bir fanteziyle ve yüksek kabartma tekniğiyle yoğun bir canlılıkla işlenen geyik ve koç figürlerini ilk kullananlar olmasalar bile bunları kendilerine uydurmayı, yeniden üretmeyi ve canlandırmayı başarmışlardır. Seçkin sanatçılar olmakla kalmayıp her ne kadar Çin okulunu taklit etmiş olsalar ve özellikle de evleri, binaları için Çinli yapımcılar getirmiş olsalar da mimardırlar.”

(Roux, Orta Asya Tarih ve Uygarlık, S.117-118)