Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hiong-nu şan-yu’su ölünce ülke bölünür mü?

“İki şef, Hu-han-ye ve Çi-çi ölen şan-yu’nun yerini almak için kıyasıya mücadeleye girişir. Çi-çi’nin daha fazla şansı olduğu düşünüldüğünden, Hu-han-ye Çinliler’in desteğini alır ve saraya gider. 48’de rakibini safdışı eder. 43’te Tola ve Orhon bölgelerine yerleşir ve böylece kendini resmi olarak hükümdar ilan eder.

Çi-çi, hükümranlığını tanıyan ve kendisine sadık kalanlarla batıya çekilir. Yolda Vusunlar’ı yener, Çu ve Talas bölgelerine yerleşir. Bölge krallarına karşı parlak zaferler kazanır, Sogdiyana’ya girer ve batıda bir Hiong-nu imparatorluğu kuracakken 36’da Çinliler’in eline düşer, hapsedilir ve idam edilir.

Kavimlerin ne olduğu konusunda bir bilgimiz yok. Kimisi, batıya göçe devam ettiklerini ve Hunlar’ın ataları olduklarını düşünmektedir. Bu halklar dört yüz yıl sonra, 374’te Balamir Han komutasında tarih sahnesine çıkacaktır, Don ve Tuna Irmağı’nı geçecekler, Gotlar’ı ve Alanlar’ı sıkıştırarak batıda büyük Kavimler Göçü’ne neden olacaklardır.

Bununla birlikte Hiong-nu adıyla Hun adının benzemesi tesadüf değildir. Ama Attila’nın Hunları’nın Hun adını, batılı Avarlar’ın gerçek Avarlar’dan, Huan-huanlar’dan Avar adını almaları gibi, başka bir halktan almadıklarını göstermek gereklidir.”

(Roux, Orta Asya Tarih ve Uygarlık, S.117)