|
|
|
|
Hun Gun ayrımı nedir? “Hunlar ve Gunlar, etnik bir
ayrılığın, ama daha ziyade hazin bir sonun analojik örneğidir. Ayrılık, göçün
bir sonucudur ama yeni bir yere gelenler komşularıyla temasa geçemezler fakat
başkalarıyla temasları olur. Aşağı Volga ile Don arasında yaşamış olan Alanlar Hunlar’ı pek dostça karşılamadılar.. 2-3. asırlarda tedrici surette Gunlaşan Hunlar’la çarpışmak için oldukça zayıftılar. Tuna sahillerinde onlara,
Roksalanlar yani Parlayanlar veya Parlayan Alanlar diyorlardı. İskender
Zülkarneyn’in hanımı Roksana ile Baktria dilindeki Rahşanak isminin Yunan
okuyuşunda bir benzerlik arzetmesi gibi. Seyhun nehrinin aşağı
akımlarında Çinliler’in Huni dedikleri yerleşik Hionitler yaşıyorlardı. Bunlar
Hunlar’la asla karışmamışlardır. Zaten Hunlar’la Hionitler hiç karşılaşmadılar
da. Muhtemelen iki halk arasında
uzanan killi ve çorak vadiler tabii engeller teşkil ettiğinden pek de istekli
olmayan bu iki tarafın etnik temasları güçleşmiştir. Hunlar’ın kuzey komşuları
tayga ve step-orman sınırındaki şeritte yaşayan Finnogur ve Ugor-Samoyed
kabileleriydi. Onların torunları olan Mansi
ve Hantlar (Vogul ve Ostaklar) Sıbir (veya Sibir)in zayıf halkalarıdır. Ortaçağ Yunanlıları Sibir’i
Savir, eski Ruslar ise Sever , Severane diye okuyorlardı ki, 17.yüzyılda dahi bu
halklara Sevruki diyorlardı. Aralarında büyük savaşlar
olmaması sebebiyle Hun-Savir ilişkileri konusunda direkt bilgilere sahip
değiliz. Ancak dolaylı olarak Savir-Hun (daha sonraları Gun) ilişkilerinin
dostane olduğu düşünülebilir. Buyrun cenaze namazına!” (L.N.Gumilöv, Hazar
Çevresinde Bin Yıl, S.136) |