|
|
Hunlar Avrupa’ya giriyor “Avrupa kapılarına dayanan Hunlar, Asyalı Alanları önlerinde sürer. Çin üzerinden boşalan insan dalgası Avrupa’yı sarsar. Devletin ağırlık merkezi, Hazar Denizi ve Volga çevresidir. Bir ordu çıkararak Antakya kentini alırlar. Filistin’e dek sokulurlar. Batıya doğru yola çıkan ordu ise Karpatlar’a ulaşır. Bir dizi Germen Halkı’nı yerlerinden oynatarak Roma Devleti sınırlarına sürerler. Hunlar’a karşı yenilginin karşılığını Romalılar ödeyecektir. Pannonia’nın en büyük kesimini vererek ödeşmeyi umarlar. Eyaletler çoktan elden çıkmış ve imparatorlukla bağlantısı sözde kalmıştır. Böylece Theis Ovası’ndaki Pannonia, Hunlar’ın yurdu olur. Doğu ve Batı Roma’yı birleştiren dikiş yerinde oturacak olan bu halk, her ikisini yakından tehdit edecektir. Bu tehdidin ne yaman bir şey olduğu ise yakında görülecektir. Hun kralı Rua, 434 ilkyazında ansızın ölür. Rua, bütün Hun boy ve oymaklarını kendi denetiminde toplama çabasındadır. Ölüm haberi doğunun başkentine ulaşınca geniş bir soluk alınır. Çünkü Rua gerçekten amansız bir düşmandır. Çetin ve tedirgin edici bir komşudur. Ama bu sevinç boşunadır. Yağmurdan kaçanlar doluya tutulmuştur. Ölen kralın yerini iki yeğeni alır: Bleda ve Attila. Az sonra Bleda’yı öldüren Attila, tahtta kalır. Hun’un asıl gücü Attila ile (445-453) doruğuna ulaşacaktır.” (Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.21-21) |