Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

“Yecüc-Mecücler Türkler’di”

“Yecüc Mecücler, Araplar’a eskilerden kalmış bir deyim.Kutsal kitaplarda geçiyor. Tevrat’ta Türkler için Togorma ya da Togarma gibi adlar geçiyor. Bunun dışında bir ad daha var. Bu kimi yorumculara göre, Türkler’in ilk atası sayılır. Magog, başka bir söyleyişle Mecüc. İşte bu ad Kuran’da Yecüc adıyla birlikte anılacaktır. Tüm bu adlar Ahd-i Atik, Tekvin-ül-Mahmukat ve Tevarih-i Evvel ile iki kez de Hazkıyal kitabında anılacaktır.

Ancak, 12.yüzyılda Antakyalı Süryani rahip Yakubi, yazdığı Vakayiname’de konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır. Türk ırkı konusunda şu bilgileri verir: ‘Turkaye ya da Turkâye milleti Yasef soyuna dayanır. Çünkü bunların soyları Magog=Mecuc’dan gelir.’

Süryani yazarlarının yorumuna göre, Türk ırkının ilk yayılması, M.Ö. 510 yılında oluyor. Aynı yazar, ikinci yayılmayı kendi dönemindeki (12.yüzyıl) Selçuklu yayılması olarak gösterir. Yecüc-Mecüc, Tekvin’de birer kişi adı olarak geçer. Kuran’da bu iki ad halk adı olarak anılacaktır. Kehf Suresi’nin 83.ayetinden 101. ayetine değin sürer. Toplam on dokuz ayetten oluşur. Kuran’da Zülkarneyn önce batıya, sonra doğuya ve ondan sonra da kuzeye doğru akına çıkar. Zülkarneyn, bu bilinmeyen yönde iki dağ arası önünde oturan bir halkla karşılaşır. Bu halk ona Yecüc ve Mecüc akınlarından yakınır. Bu akınlara engel olacak bir set yapmasını ister. , Bunun üzerine, bu iki dağ arasına demirle bakırdan büyük bir set yapılır. Yecüc ile Mecüc işte bu seddin arkasında kalır. Kuran’daki bölüm bu içeriktedir.”

(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.62)