Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kutlug Devleti nedir?

“Çin boyunduruğu Göktürkler’e çok ağır gelir. Bumin soyundan Kutlug, Tokuz Oğuzlar’ın başına geçerek Çin’e karşı ayaklanır. Çin devlet örgütünde yetişmiş, deneyimli devlet adamı Tonyukuk da ona katılır. Kuzey Moğolistan Türkleri bu direnişi destekler. O sıralarda Batı Türk Devleti’nin bir bölümü Türgiş boyunun kılavuzluğunda bağımsızlığına kavuşmuştur. Böyle bir ortamda Doğu Göktürkler yeniden canlanır (682). Tonyukuk, göçebe devletin danışmanı ve başveziri olur. Kutlug, sırasıyla Oğuz, Kırgız ve Uygurları Göktürk birliğine katar. Bu katkıları nedeniyle İlteriş (il toplayıcı) sanını alır.

692’de on yıldan beri Göktürk kağanı olan İlteriş ölür. Babaları öldüğü zaman Bilge sekiz, Kültegin yedi yaşındadır. Kağanlık tahtına İlteriş’in kardeşi geçer. Kapagan yiğitçe savaşarak devletin sınırlarını genişletir. İli Vadisi’nda Türgiş, Tarbagatay’da Karluk, Barköl’de Uygur, Baykal’da Bayırku halkından dokuz boyu kendisine bağlar. Çin’e korku salan bu hakana Çinliler Moço der. Kuzeyden yayılmaya başlayan Kitay Halkı’nın yenilgiye uğratılmasında Çin’e yardım eder. Çin’e karşı yaptığı savaşlardan büyük ganimet sağlar. 714 Şubatı’nda Çin’e yapılan bir akını Çin tarihinin önemli kaynaklarından birinde, Tzu chih t’ung-chien şöyle anlatır:

K’ai-yüan saltanat döneminin ikinci yılının şubat ayında Kapagan Kağan oğlu Tegin ve kayınbiraderini Po-t’ing tu-hu-fu adlı (Çin) garnizonunu kuşatmaya yolladı. Fakat garnizon komutanı yenilgiye uğradı. Bir gün Tonga Tegin, tek başına ata binerek kentin surlarının dibine en iyi askerlerine pusu kurdurmuştu. Saklanan Çin askerleri tam zamanında ansızın kalkıp Tonga Tegin’i öldürdü. Göktürkler önce, ellerindeki tüm donanımı verip Tonga Tegin’i kurtarmak istedi. Fakat onun öldürüldüğünü öğrenince hüngür hüngür ağlayarak kuşatmayı kaldırdı, savaşı kestiler.

Ancak, Kapagan Kağan, aşırı şiddet gösterdiği için sevilmez, Bayurkular’a karşı yaptığı savaşta ölür. 716 yılı Haziranı’nda geçen olaylar Çinli tarihçi Tzu-chic t’ung-chuen şöyle anlatır:

Önce Kapagan kuzeye doğru bir akın yaparak Bayurkuları Tola Irmağı kıyılarında büyük bir bozguna uğrattı. Fakat zafer sarhoşluğu içinde bulunan Kapagan, yurduna dönerken kendisi için gerekli güvenlik önlemlerini almamıştı. Bir gün Kapagan, söğütlük bir alandan geçiyordu. Bu sırada, bozguna uğramış Bayırku askerlerinden Hsieh-chicoc-lo ağaçların içinden çıkarak Kapagan’ı öldürdü. O sırada Ta-wu-chün ordusunda Tzu-chiang rütbesini taşıyan Hao Ling ch’üan, Çin elçisi olarak Göktürk yönetiminde bulunuyordu. Hsieh-chic-lo, Kapagan Han’ın başını Hao Ling-ch’üan’a teslim ettikten sonra onunla birlikte Çin sarayına geldi. İmparator Hsüan-tsung, Kapagan Han’ın başının Çin başkenti Ch’ang-an’ın ana caddesinde bir direğe asılıp halka gösterilmesini buyurdu. Bu sırada Kapagan Han’ın küçük oğlu Küçük Han tahta oturdu. Fakat çok geçmeden Kutlug’un oğlu Kültegin onu bir baskında öldürdü. Kültegin, ayrıca Kapagan Han’ın bütün oğullarını ve candan adamlarını öldürüp ağabeyi Sağ Şad olan bilge Han’ı kağan ilan etti.

716’da Elteriş oğlu Bilge Han tahta çıkar. Üç Göktürk hanına hizmet etmiş deneyimli devlet adamı Tonyukuk yine başbakandır. Aynı zamanda Bilge Han’ın kaynatasıdır. Yukarıda adı geçen Çinli tarihçi, Bilge Hanı şöyle anlatır:

Bu kişi, Bilge Han’dır. Bilge Han, Göktürkler arasında Küçük Şad olarak tanınırdı. Bilge Han, kardeşi Kültegin’e kağan olması konusunda baskı yaptı. Ne ki, Kültegin bu öneriyi kesinlikle geri çevirdi. Sonuçta, BilgeHan, Kültegin’i Sol Şad olarak atadı. Bütün askeri yetkileri ona verdi.

Tonyukuk’un ilginç bir yaşamı vardır. 682 ayaklanmasından önce Çin’de doğmuştur. Doğduğu yıllarda Türkler Çin’in buyruğu altında tutsaktır. Tonyukuk, Türk Ulusu’nun Çin’e karşı bağımsızlık savaşı verişini izler. Bu savaş çok kanlı olur. Çinliler Türk Ulusu’nu tarihten silmek ister. Ormana dağa kaçan Türkler bir araya gelerek ancak yedi yüz kişilik bir topluluk oluşturur. Üçte ikisi atlı, üçte biri yaya olan bu topluluk kendisine İlteriş’i kağan seçer. Tonyukuk, İlteriş’in yardımcısı ve askerlerin başı olarak Türk tarihinde yerini alır.Büyük devlet adamı Tonyukuk, Göktürk tarihinde bilge sanı ile anılır. Onun bilgeliğine hayran olan Alman bilim adamları ona Türk Bismarkı sanını yakıştırır. 730’lara dek yaşayacak olan Tonyukuk üç hakan döneminde de başbakanlık, danışmanlık yapar. Ancak, yaşamının son yıllarında bu görevden uzaklaştığı sanılır.

Barışçı yaratılışlı Bilge Han, kendine surlarla çevrili bir kent kurmak ister. İçinde Buda ve Lao-tse tapınakları da bulunacaktır. Tonyukuk ona karşı çıkar. ‘Surla çevrili bir kente yerleşir ve bir kez yenilirsen tutsak olursun. Buda ve Lao-tse tapınakları insanlara uysallığı ve miskinliği aşılar. Bunlar savaşçı bir ulusa uymaz.’ Bu gerekçeler karşısında Bilge Han düşüncesinden vazgeçer.

731 yılında Bilge Han’ın kardeşi Kültegin’in ölümü üzerine dünyanın her yanından elçiler başsağlığına gelir. Çin elçisi de bunlar arasındadır. Elçi Çin İmparatoru’nun bir önerisini de beraberinde getirir. Bu, Kültegin’in anısına mezarı başına yazılı taş ve heykel dikilmesi önerisidir. Bilge Han bu dileği severek yerine getirir. Eski Türkler’den yazılış yılı belli ilk yazıt bu olaya dayanır.

733 yılında Bilge Han ölür. Yine yasçı elçiler gelir. Mezarı başına bir yazıt dikilir (735). Nedir, ölen yalnız Bilge Han değildir. Onunla birlikte  koca hanlık da toprağa giriyor gibidir. 740’larda Uygurlar, öncüleri Kül Bilge Han yönetiminde başkaldırır. Göktürk prensi, gittikçe bozulan, dağılan hanlığın işlerini yoluna koymak için didinir. Ama her yandan ayaklanma haberleri gelir. Kağanın otağında moral çöker. Kağan da çevresindekiler de ne yapacaklarını bilmezler. Otağ yorgun ve perişandır. Basmil ve Karluklar da Uygurlar’a katılır.Kül Bilge Han, son Tür prensi Ozmış Tigin’i öldürerek Moğolistan’daki ikinci Doğu Türk Kağanlığı’na son verirler (744).

(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.94)